RIZIK TEMİNİ

e-Posta Yazdır PDF

Soru: "- Afrika'da açlıktan ölen binlerce insan vardır. Bizim inancımıza göre, rızkı tamamlanmadan, hiç kimse ölmez. İnsanoğlunun dünyadaki rızkı, Allahu Teala (cc) tarafından takdir edilmiştir. (..) Bir arkadaşımız "ya biz rızkın ne olduğunu bilmiyoruz, ya bir yanlışlık var" diyerek, Afrika'da açlıktan ölen insanların durumu misal verdi.(..) Sohbette bulunan diğer arkadaşlar itiraz ettiler. Yeryüzünde bulunan nimetlerin, sayı ile ifade edilemiyecek bir miktarda olduğunu söylediler. (..) Haram rızk mıdır ? Yeryüzündeki nimetler; sayı ile ifade edilemeyecek kadar çok mudur, yoksa sınırlı mıdır?"

CEVAP: Önce bir hususa işaret etmekte fayda vardır. Geçtiğimiz yüzyılda batılı ülkeler, Afrika'yı istila etmişler ve orada yaşayan insanları köle hukukuna tabi tutmuşlardır. Ayrıca Afrika kıtasını, zehirli sanayi atıklarının depolandığı bir çöplük haline getirdikleri sabittir. Görülen kuraklığın ve açlığın asıl sebebi budur. Bu girişten sonra meseleye geçebiliriz. Kur'an-ı Kerim'de: "-Yeryüzünü size boğun eğdiren (istifadeniz için itaatli kılan) Allah'dır. O halde yeryüzünün sırtlarında dolaşın da Allah'ın size ihsan ettiği rızıklardan istifade edin" (El Mülk Suresi: 15) hükmü beyan buyurulmuştur. Yeryüzünde depolanmış olan rızkın ortaya çıkarılmasını sağlamak, insanların en önemli faaliyetlerinden birisidir. Ziraat, ticaret ve diğer gayretler, rızk temini için birer vesiledir. (1) Bilindiği gibi rızk kelimesi Arapçadır, hisse ve pay manasına gelir. Ebu'l Hüseyin El Basri: "-Rızk Allahu Teala (cc)'nın bir canlıya, herhangi bir şeyden faydalanma imkanını verip, başkalarının onun o şeyden faydalanmasına mani olmalarını engellemesidir" diyerek, mevcut olma ve faydalanma unsurlarına dikkati çekmiştir. Mevcut olma açısından haram da bir rızkdır. (2) Dünyadaki bütün canlıların, muhtaç oldukları her nimet yaratılmıştır. Bu hakikat: "-Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, onun rızkı Allahu Teala (cc)'ya ait olmasın" (Hud Suresi: 6) ayeti ile sabittir. İmam-ı Şafii (rha); "Bu ayetteki hükmün umumi olduğunu, her canlının rızkının Allahu Teala (cc) tarafından yaratıldığını, tahsis edilmesinin düşünülemeyeceğini" beyan etmiştir. (3)
Bu tesbitten sonra: "Yeryüzündeki nimetler sayı ile ifade edilemeyecek kadar çok mudur, yoksa sınırlı mıdır?" sualinize geçebiliriz. İslam alimleri "Yeryüzündeki nimetlerin sayı ile ifade edilemeyecek kadar sınırsız olduğunda" ittifak etmişlerdir. Kur'an-ı Kerim'de; insanların ihtiyaç duyduğu her şeyin yaratıldığı beyan edildikten sonra, şu husus hatırlatılmıştır: "- O (Allah) size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi. Eğer Allah'ın (bunca) nimetini birer birer saymak isterseniz (ne mümkün?) siz onları icmal suretiyle bile sayamazsınız!. Hakikat insan çok zülumkar, çok nankördür" (İbrahim Suresi: 34) Bu ayet-i kerimede geçen: "Size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi" hükmü umumi bir beyandır. (4) Dolayısıyle Allahu Tela (cc) insanların ve diğer canlıların ihtiyaç duyduğu herşeyi yaratmıştır. Müfessirler "Hakikat insan çok zulümkar, çok nankördür" ayetinin tefsirinde; iki önemli hususa işaret etmişlerdir. Birincisi: İnsanın zülumkar olması, yeryüzünde saklı olan nimetleri elde etme için gayret sarfetmemesidir. İnsanoğlu rızk temini için çalışmamak ve vazifelerini eda etmemek suretiyle; hem kendisini, hem başkalarını nimetlerden mahrum edebilir. (Üretim düşüklüğü) İkincisi: İsraf etmek ve küfran-ı nimet hastalığına tutulması mümkündür. Buna nankörlük denilir. Meselenin özü budur. Birbirimize dua edelim.

(1) Geniş bilgi için; Mecmuatu't Tefasir-İst: 1401 C: 6 Sh: 317 vd.
(2) İmam Fahrüddin-i Razi- Tefsir-i Kebir - Ank: 1988 C: 1 Sh: 461-462.
(3) İmam-ı Şafii Er Risale- Kahire: 1979 (2 Bsm) Sh: 54 Madde: 180.
(4) Ebu's Suud Efendi- İrşadu'l Aklı's Selim-Kahire: ty C: 5 Sh: 48