KADER İNANCI

e-Posta Yazdır PDF

Soru: "Üniversitede farklı ideolojileri savunan öğrencilerle, değişik konularda münakaşalarımız oluyor. Ateist olduğunu söyleyen bir öğrenci, 'Sizler kazaya ve kadere iman ediyorsunuz. Fakat benim Allah'ın varlığını inkar etmeme tahammül edemiyorsunuz. Belki bu benim kaderimdir' dedi. (...) Bir insanın, 'İmanı veya küfrü seçmek benim elimde değildir' demesi doğru mudur?"

CEVAP: Allahu Teala (cc) her insanı; gerek bedeni, gerek ruhi yönden, belirli bir fıtrat üzere yaratmıştır. Buna "fıtratullah" denilir ve bütün insanlar için aynıdır, Tekliflere muhatap olmaları noktasında da bir eşitlik söz konusudur. Allahu Teala (cc), Hz. Adem (as) ile Hz. Havva'yı yeryüzüne indirdiği zaman, şöyle buyurmuştur: "Oradan (cennetten yeryüzüne) beraberce inin. Sonra size benden bir hüda gelir de, kim benim hüdama tabi olursa, artık onlara hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun olacak da değildirler." (El Bakara Suresi, 38). Hüdaya tabi olmak veya olmamak, insanlara ait bir tercihtir. İmam-ı Taftazani, "İnsanların sevap ve mükafat almaya, ceza ve azap görmeye esas teşkil eden ihtiyari fiilleri vardır"(1) diyerek, tercih hürriyetini ifade etmiştir. Bir insanın, "İmanı veya küfrü seçmek benim elimde değildir" demesi, kupkuru bir zandan ibarettir. Bu tesbitten sonra, kaza ve kader konusunu kısaca açıklayalım. Kainatta, varlığı tesadüf ile açıklanabilecek hiçbir hadise yoktur. Canlı veya cansız bütün varlıkların bir yaratılış hikmeti vardır. Kur'an-ı Kerim'de "Allah her şeyi yaratıp, onlara bir nizam vermiş, onların mukadderatını tayin etmiştir" (Furkan Suresi, 2) hükmü beyan buyurulmuştur.
Kader; vücuda gelecek şeyleri ve o şeylerin ne zaman, nerede, ne gibi evsaf ve hususiyetlerde meydana geleceğini Allahu Teala (cc)'nın tahdid ve takdir etmesidir.(2) Takdir buyurduğu şeyleri, zamanı gelince birer birer yaratmasına da kaza denilir. Dolayısıyla kader Allahu Teala (cc)'nın "ilim ve irade", kaza ise "tekvin" sıfatına dayanır. Mesele bu açıdan değerlendirildiği zaman; kazayı ve kaderi tasdik etmenin, iman ile olan ilgisi kolaylıkla kavranabilir. Resul-i Ekrem (sav)'in kaza ve kaderi yalanlayanlara lanet ettiği de malumdur.(3) Meselenin özü budur. Birbirimize dua edelim.

(1) İmam-ı Taftazani- Şerhu'l Akaid- İst.: 1980 Sh: 196.
(2) Geniş bilgi için / Ahmed Davudoğlu- Sahihi Müslim Tercemesi ve Şerhi- İst.: 1973 C: 1, Sh: 108 vd.
(3) Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi- Mevkıfu'l Beşer- Kahire: 1352 Sh: 26.