VELİNİN İZNİ OLMADAN NİKAH KIYILMASI

e-Posta Yazdır PDF

Soru: "Üniversite'de okuyan kızkardeşim; babamın iznini almadan, Müslüman bir gençle evlendi. Babam bunu bir haysiyet meselesi olarak değerlendirdiği için, kızkardeşimi ve eniştemi evine sokmuyor. Konu açıldığı zaman "Benim öyle bir kızım yok" diyor ve meseleyi bitiriyor.(...) Amcam araya girdi ve meseleyi halletmeye gayret etti. Babam, iznine müracaat edilmemesini, kendine göre yorumluyor ve "Kızım velayet hakkımı reddetti. Beni adam yerine koymadı. Onun öldüğünü farzediyor ve sabrediyorum" diyor. (...) Size bu hadise ile ilgili birkaç sual sormak istiyorum. Hanefi fukahasına göre; evlenecek kızın ve velisinin izni, nikahın rüknü müdür? Velisinin iznini almadan evlenen kimsenin nikahı sahih midir? Bir baba; kendisinden izin almadan evlenen kızını evlatlıktan reddedebilir mi?"

CEVAP: İçinde yaşadığımız alem imtihan dünyasıdır. İnsanoğlu mümkün olan her şeyle imtihana tabi tutulur. Bir babanın "Kızım velayet hakkımı reddetti. Beni adam yerine koymadı. Onun öldüğünü farzediyor ve sabrediyorum" demesi, içinde bulunduğu halin keyfiyetini ortaya koymaktadır. Kız kardeşiniz ve enişteniz; velinin iznini hafife aldıkları için, hata etmişlerdir. Bu tesbitten sonra, sabrın ictimai boyutunu ifade eden "Müsabere" kavramı üzerinde duralım. İmam Fahrüddin-i Razi: "Müsabere, kişinin kendisi ile başkası arasında müşterek olan sıkıntılara katlanmasından ibarettir. Bunun içine aile, komşular ve akrabalardan kötü ahlaklı olanlara tahammül etme ile sana kötülük yapanlardan intikam almaya yeltenmeme hususu da girer "(1) diyerek, bir inceliğe işaret etmiştir. Babanızın büyüklük göstermesi ve hata eden kızını affetmesi, musabere açısından önemlidir. Bu girişten sonra: "Hanefi fukahasına göre; evlenecek kızın ve velisinin izni, nikahın rüknü müdür? sualinize geçebiliriz. Zahirü'r rivaye olan görüşe göre; hür ve akıllı olan bir kadın, kiminle evleneceğine kendisi karar verir. Bir velinin; kızının iznini ve rızasını almadan onu evlendirmesi caiz değildir. Kızın velisinden izin alma meselesine gelince: Velinin izni, nikahın rüknü veya şartı değildir. Ancak kızın velisinin iznini almak vaciptir. (2) İmam-ı Serahsi (rh.a) "Nikah akdi esnasında, veli'nin iznini almanın ihtiyata daha uygun olduğunu" müftabih kavil olarak belirtmiştir.(3) Genel ahlakın bozulmasını ve fesadın yayılmasını dikkate alan fukahanın; bununla fetva verilmesi gerektiğinde ittifak ettiği malumdur. (4) Ancak bir babanın; vacibe riayet etmeyen kızını, evlatlıktan reddetmesi veya mirasından mahrum bırakması doğru değildir. Olan olmuştur ve bu ihtilafın ma'ruf bir şekilde çözülmesinde fayda vardır. Meselenin özü budur. Birbirimize dua edelim. (1) İmam Fahrüddin-i Razi-Mefatihu'l Gayb Ankara: 1990 C: 7 Sh: 299. (2) İbn-i Abidin-Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar-İst.: 1983 C: 5 Sh: 360. (3) İmam-ı Serahsi-El Mebsut-Beyrut: ty C: 5 Sh: 13. (4) İmam-ı Mavsıli-El İhtiyar li Tali'l Muhtar-İst.: 1980 C: 3 Sh: 100.