7. Saati kurmayı unuttum

e-Posta Yazdır PDF

 

Aslında namaz ve namazla ilgili hazırlıkların unutulması aklın alacağı bir şey değil. Bu bakımdan yatmadan önce yapılacak en önemli şey, sabah namazına kalkmak için saatimizi kurmaktır. Ne var ki, bazı kimseler saati kurmayı unuturlar. Bazı insanlar ise, normalde beş vakit namazlarını kıldıkları halde, günlük meşgalelere dalar, bazı vakitleri kılmayı unuturlar. Namaz kılmayı unutmak, kabul edilecek bir şey değildir. Çünkü, unutmak önem vermemektir.

 

Her şeyin Hàlikı, her şeyin Sahibi, kâinâtın Sultanı, kulunu huzuruna çağıracak ve kul unutacak. Olacak şey değil.

 

Oysa insanların yaptıkları dâvetleri düşünelim.

 

Bir dostumuz, bir akrabamız bizi bir yemeğe veya iftara dâvet ettiğinde unutuyor muyuz? Hele bir de bir bakan, bir başbakan bizi dâvet etse unutur muyuz? Mümkün değil. Günleri iple çeker, dâvet gününü heyecanla bekleriz.

 

Üstelik bizi huzuruna çağıran Yüce Rabbimiz bize her an verdiği nîmetlerle Kendisini hatırlatıyor.

 

Yediğimiz rızıklar, içtiğimiz su, soluduğumuz hava bin bir dille Allah’ı hatırlatıyor.

 

Bütün varlıklar vazifelerini eksiksiz ifâ ederek, bize fıtrat vazifemizi hatırlatıyor.

 

Hal böyle iken namaz nasıl unutulur?

 

Bir kul ki, sultanı onu huzuruna çağırıyor ve o bu çağrıyı unutuyor. Olacak şey değil. Namaz, Rabbimizle görüşmemiz, boynumuzu büküp yalvarmamız, derdimizi döküp medet istememiz.

Sonsuz ihtiyaç içindeki bir kul, nasıl olur da şiddetle ihtiyacı olan yardımı istemeyi unutur?