326) Müslümana Kâfir Demenin Haram Oluşu

e-Posta Yazdır PDF

 

326) Müslümana Kâfir Demenin Haram Oluşu

 

1736. İbni Ömer radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Bir adam din kardeşine, ey kâfir derse, bu söz ikisinden birine döner. Eğer böyle denilen kişi söylenildiği gibi ise söz doğrudur; yerini bulmuş olur. Aksi takdirde bu söz söyleyene geri döner."[1]

1737. Ebû Zer radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kim bir adamı ey kâfir diye çağırır veya ona ey Allah'ın düşmanı derse, o adam da böyle değilse, bu söz, söyleyenin kendisine döner."[2]

* Bu iki hadis-i şerif müslümana yakışmayan kafir ve Allah’ın düşmanı gibi sözlerin söylenemeyeceğini ve büyük günah olduğunu bildirir. Cahillik ve bilgisizlik yüzünden ve aşırı kindarlık sebebiyle İslam düşmanlarına hizmet ettiklerinin farkında olmayan bazı Müslümanlar tarihin her döneminde varolagelmiştir.

Gerçekten müslümanın vazifesi bir Müslüman kardeşini işlediği bir hatadan dolayı İslam toplumundan dışlaması değil, onu kardeşçe ve İslam adabına uygun biçimde uyarıp ikaz etmek, hata ve günahlarından kurtulmasına vesile olmaktır. Peygamberimiz bizden bu hassasiyete riayet etmemizi istemiş ve böyle bir hata yapan kimseye o sözün geri döneceğini bilmesi gerektiğini bildirmiştir. Çok tehlikeli olan bu sözden Müslüman daima kaçınmalı ve uzak durmalıdır. Bilerek veya bilmeyerek düşmanlara hizmet etmemelidirler.

Cahillik ve bilgisizliğin yanı sıra bir de bilerek tekfirci olmak durumu vardır ki, bugün yeryüzünde İslam aleminin durumu meydandadır. Müslümanların birlik ve beraberlik içinde birbirlerini tevhid inancına çağırmaları küfür ve şirke düşmelerini engelleyecek esasları ortaya koyarak birbirlerini ikaz ve irşadla doğru öğrenme ve İslami eğitim kurumlarını çalıştırmaları ve kardeşlik üzere birbirlerine nasihat etmeleri ve birbirlerini ikaz ederek düzeltmeleri uygun olur. [3]


 

[1] Buhârî, Edeb 73; Müslim, Îmân 111. Ayrıca bk. Tirmizî, Îmân 16.

[2] Buhârî, Edeb 44; Müslim, Îmân 112.

1807’de tekrar gelecek.

[3] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 506.