Hoca İmadülmülk

e-Posta Yazdır PDF

HOCA İMADÜLMÜLK

Hoca Ubeydullah Taşkendî hazretlerinin enişteleri... Hoca Ubeydullah Taşkendî:

— Hoca İmadülmülk benim büyük babamı görmeğe Taş-kend'e gelmişlerdi. Bizde misafirdiler. Gecenin büyük kısmı geç­miş ve hizmetçiler uykuya varmıştı. Ben, küçük bir çocuk ile be­raber yanlarında kalmıştım. Ben o kadar küçüktüm ki, çoktan ya­tağıma çekilmem lâzımdı. Büyük babam ile Hoca İmadüddin haz­retleri, benim bu umulmaz alâkamdan hayretteydiler. Onlar bir­biriyle sohbet ediyorlardı, ben de uzaktan dinliyordum. Hoca İmadüddin buyurdular : «istikamet, her türlü hâl ve kerametten üstündür!»

*

Mevlânâ Misafir isimli bir Türk şeyhi varmış. Hoca Ubeydullah hazretleri başlangıçlarında onunla sohbet ederlermiş. Bir aralık aynı hücrede beraber kalmışlar. Bir zaman sonra Mevlânâ Misafir Şâş'a gelmiş. Yine Hoca Ubeydullah hazretleriyle buluş­muşlar. O sırada Hoca Imamüddin yanlarına gelip Hocadan tari­kat yolunda kendisine rehberlik etmelerini istiyor. Hoca Ubeydul­lah hazretleri de şöyle mukabele ediyor : «önce manevî vücut sa­hibi olmaya bakın da size ondan sonra tarîkati telkin edelim!» Ve Hoca Imadülmülk'e üç gün mühlet veriyorlar.

Hoca Ubeydullah Taşkendî:      ..

— Üç gün gördüm ki, hoca İmadüddin bizi gördü ve hiç ora­lı olmadı. Ben de oralı olmadım. Mevlânâ Misafire «Niçin mane­vî vücut bizde vardır demediler?» diye sordum. Bu defa Mevlâ­nâ Misafir «Manevî vücut ne demektir?» demez mi?.. Anladım ki, kendisinin bu ıstılahtan haberi yok. Ona, «Manevî vücut, mane­vî vücuda istekli olmaktır» dedim.

*

Tasavvuf ehlinin lisanında «Manevî vücut» ikinci defa doğuş demektir. Bu, sâlikin maddenin cenderesinden ve beşeriyet bağ­larından sıyrılışı, kurtuluşu.. Nitekim Hazret-i îsa «îki kere doğ­mayan, semaların melekût âlemine giremez!» buyurmuştur. El­bette ki manevî vücut ile gerçekleşen bir insanın ayrıca tarikat istemesine ihtiyaç kalmaz, fakat Hoca hazretlerinin buyurdukla­rı noktada «Manevî vücut» sadece bu ihtiyacı hissetmek ve ona tâlib olmak manasınadır. «Manevî vücut» demelerinin sebebi odur ki, böyle bir dileğin ışığı kalbe düşmedikçe zaten insanda istek doğmaz.