Hoca Şahabeddin Şaşı

e-Posta Yazdır PDF

 

HOCA ŞAHABEDDİN ŞAŞI

Hoca Ubeydullah hazretlerinin büyük babalan.. Büyük ke­rametleri var. Deliler ve meczuplarla sohbet etmekten çok haz edermiş. Kâh ziraat ve kâh ticaretle uğraşırmış. Ticaret için eğreliyle sefere çıkar ve yanına arkadaş almazmış. Yolda eşkiyaya rastlayınca da yüksek sesle tanıdığı meczupları imdada çağırıırmış. Hoca Şehabeddin'in iki oğlu varmış ki biri Hoca Muhammed, öbürü Ubeydullah Taşkendî hazretlerinin babaları Hoca Mahmud..

*

Vefatına yakın oğlu Hoca Muhammed'i çağırıyor :

— Oğullarını getir de onlara veda edeyim..

Hoca Muhammed, îshak ve Mesut isimli iki oğlunu, büyük babalarının yatağı başına getiriyor. Hoca Şahabeddin onları ok­şuyor ve diyor ki:

— Oğlum Muhammedi. Senin oğulların çok perişanlık çeke­cekler ve başıboş yaşayacaklar. Buna da sebep Mesut Hoca ola­cak ve Ishak'ı baştan o çıkaracak!.

Sonra da aynı emri Hoca Mahmud'a veriyorlar. O da, o za­man bebeklik çağında bulunan Hoca Ubeydullah hazretlerini bir hırkaya sarıp büyük babasının kucağına uzatıyor. Büyük baba ço­cuğa uzun uzun baktıktan sonra, yatağından doğrulmak ister gibi bir hareket yapıyor :

— Beni kaldırın!

Kaldırıyorlar. Hoca hazretleri, Ubeydullah hazretlerini ku­caklarına alıp yüzünü yüzüne sürüp ağlamaya başlıyor :

— İşte benim istediğim oğul budur! Yazık ki, onun zuhuru zamanında hayatta olmayacağım! Onun âlemde tasarruflarım gö­remeyeceğim! Yakında bu çocuk dünya çapına erişecek, şeriata yol ve tarikata ışık verecek, cihan padişahları onun fermanlarına boyun eğecek ve bundan zuhur eden fevkalâdelikler geçmiş şeyh­lerin büyüklerinden de zuhur etmemiş olacak...

Ve bir kere daha yüzünü çocuğun yüzüne sürüp oğluna şu vasiyette bulunuyor:

— Benim bu torunumu iyi gözetin!. Terbiyesini gereği gibi yerine getirin!.