203.Mektup

e-Posta Yazdır PDF

203. MEKTUP

MEVZUU : a) Bu Taifeye karşı mahabbet (Tarikat mensuplarına sevgi) beslemeye teşvik,
b) Bir nebze o zatların medhi..

***

NOT : İMAMI RABBANİ Hz. bu mektubu, Molla Hüseyin'e yazmıştır.

***

Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah, hallerinizi iyi etsin; amellerinizi o Sübhan Zat yararlı eylesin..

***

Mübarek mektubunuz, fukaranın mahabbetini anlattığından, gelişi bizim için bir ferahlık oldu..

Noksan sıfatlardan münezzeh Allah, gün gün bu Taife'ye mahabbeti artırsın.. Onlara karşı teveccüh, onlara iltica ömrün sermayesi olsun.

— «İnsan sevdiği ile beraberdir..»

Hadis-i şerifindeki mana hükmüne göre, onları seven onlarla beraber olacaktır. Onlarla oturup kalkanlar, şekavetten mahfuzdurlar..

Bir hadis-i nebevide (Ona salâvatların en tamamı, tahiyyatın ekmeli..) şöyle geldi:

— «Kiramen Kâtibin (İnsanın hayrını, şerrini yazmak için, kendisi ile duran meleklerdir.) dışında, Allah'ın birtakım melekleri vardır ki; yolları ve sokaktan gezip zikir ehli kimseleri ararlar. Onlan buldukları zaman, birbirlerine şöyle seslenirler:

— Buraya geliniz, aradığınız burada.. Onlan kanatlan ile sararlar; sema ile yer arasını doldururlar.

Oradan ayrılınca, semaya yükselirler; Yüce Allah onlara sorar:

— Kullarımı nasıl buldunuz?.

Halbuki kullarının halini en iyi bilen zatıdır. Melekler şöyle derler:

— İlâhımız, gittik; sana hamd sana sena, seni tekbir, seni temcid, seni teşbih ediyorlardı..

Allah-ü Taâlâ, tekrar sorar:

— Beni hiç görmüşler mi?. Melekler şöyle derler:

— Hayır ya Rabbi..

Allah-ü Taâlâ, tekrar şöyle sorar:

- Beni görmüş olsalardı nasıl olurlardı?.

Melekler derler ki:

- Zatınızı daha fazla tahmid, tekbir, teracid ederlerdi.

Allah-ü Taâlâ, tekrar sorar:

- Benden ne isterler?.

Melekler derler ki:

- Ya Rabbi, senden cenneti isterler..

Allah-ü Taâlâ sorar:

- Cenneti hiç görmüşler mi?.

Melekler der ki:

- Ya Rabbi, görmemişlerdir.

Allah-ü Taâlâ sorar:

- Onu görmüş olsalardı n'olurdu?.

Melekler der ki:

- Daha çok taleb etler ve daha fazla arzu ederlerdi..

Melekler bundan sonra şöyle derler:

— Ya Rabbi, bu taife, cehennemden korkar ve senden isterler ki; onları cehennemden kurtarasın..

Allah-ü Taâlâ sorar:

— Onlar Cehennemimi görmüşler midir?. Melekler derler ki:

— Hayır görmemişlerdir.. Allah-ü Taâlâ, tekrar sorar:

— Onu görmüş olsalardı nasıl olurdu?. Melekler derler ki:

— Onu görmüş olsalardı, daha fazla ondan kurtarmanı dilerlerdi.. Ondan kaçma yolunu daha çok tercih ederlerdi.

Bunun üzerine, noksan sıfatlardan münezzeh Allah, meleklere şöyle buyurur:

— Ey meleklerim, şahid olunuz; ben onlann hepsini bağışladım.

Melekler derler ki:

— Ya Rabbi, onlar arasında bir kimse var ki, zikir için onların yanına gelmemiş; dünyaya dair bir haceti için gelmiştir.

Bundan sonra, noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah:

— Benim zikrime oturanın yanındayım..

Hükmüne göre şöyle buyurur:

— Onlar benim meclisimdeler. Onlarla oturan şaki olmaz.»

***

Bu hadis-i şeriften ve bundan evvel anlatılan hadis-i şeriften anlaşılacağı üzere: Bu Taife'yi seven onlarla beraber olur. Onlarla beraber olan kimse dahi, şaki olamaz..

***

Allah-ü Taâlâ, bize ve size bu büyük zatların sevgisi üzerine sebat ihsan eylesin. Nebiyy-i Ümmiyy-i Haşimî hürmetine..

Ona salât ve selâm olsun; onu ananlar andıkça; onun zikrinde gafil kalanlar gafil kaldıkça..

***

Şeyh Meyan İlâhdad'ın mektubunda hallerinizden anlatmışsınız..

Bilesin ki,

Bu gibi yokluklar ve sıkıntılar, çoğu kez taliblere vaki olur.

Uygun düşer ki, üstün himmetli olasın; her kolaya giden işle yetinmeyesin..

Bir şiir:

Hayalinizle başkaları yetinse bile;
Ben oyum ki, dahi yetinmem visali ile..

Bu zatlarla sohbet etmek, dini zaruretler arasındadır. Sübhan Allah, bizi onların sohbetlerinde kılsın..

Bir şiir:

Gezersen sarhoşları, gelir sana Örfleri;
Bu dahi olmasa, yeter sana niyetleri..

Önderimiz. Hazret-i Şeyhimiz Muhammed Bakibillah'tan telkin yollu aldığın zikre devam etmelisin.. Şöyle ki: Manasını düşünerek, ALLAH (lafza-i celâl) ismini, kalb üzerinden yürutmelisin. Kalbe tam manası ile teveccüh edip bir misliyet ve keyfiyet düşüncesi olmamalı. Hatta hazırlık nazırlık gibi bir mana dani tasavvur etmemelisin. Onunla beraber, sıfatlardan herhangi bir sıfatı dahi mülâhaza etmemelisin.. Asıl lâzım olan, bu mübarek ismi daima kalbde hazır bulundurmaktır. Haliyle, anlatılan teveccühten sonra..

Bazı zaruri işlerin ifadesi, huzura ve sohbete kalmıştır. Eğer karşılaşmak müyesser olursa, inşaallah anlatılır.. Mülakat zamanına kadar, yeni hallerinizi yazmanız uygundur. Onları mütalâa etmek, gaibi teveccühe sebeb olur..

Vesselam..