Beklemeye Değer Mi?
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 2813
Sabahın ışıkları akşamın karanlığında kaybolana kadar…günlerin haftalara, haftaların aylara, ayların senelere dönüşen yelpazesinde bir bir bitirmeye çalışmak dört mevsimi.
Hani beklenen biri var ya!.. onun için zamanın geçmesine bir üzülme değil bir sevinç vardır. Koparılan her takvim sayfası yerlere atılırken akabinde sayılı günlerin bitişinin bir emaresini taşımakta.
Bilgisayar Hastalığı Mı?
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1411
İşte belirtiler:
- “Bağlı” olmayınca yoksunluk hissetmek,
- Teknik ekipmana doymamak
- İnternette çok kalma isteği
- Bağımlılığın negatif etkilerini yaşamaya başlamak. Önceki gün American Journal of Psychiatry dergisinde yayımlanan Dr. Jerald Block imzalı makalede işini bilgisar başında geçirdikten sonra eve döner dönmez bilgisayarını açanlarda bir tür ruhsal bağımlılık olabileceği öne sürüldü.
Ebrûli
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1183
Geldiler...Söz yerde kalmasın dediler, kucaklamaya geldiler.Geldiler; güzellik katmak için cümle güzel sözlere. Ve özüne ufuklar açabilmek için sözün, yağmur yağmur yağmaya bulutlar getirdiler. Yazıların çevresine nisan nisan göklerden, mermer mermer damarlardan ziynetler kondurdular. Dalga dalga, çiçek çiçek, renk renk bulutlar getirdiler ve adına bulutumsu, bulut renginde, bulutlu mânâsına ebrî dediler, peşisıra akşamları savurdular.
Hayatı ayakta karşıla!
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1278
(Bazen hatırlamakta fayda var!).....'Þu an dışarı çıkın. Yola yüzükoyun yatın ve ne gördüğünüzü bana anlatın’ desem ne yapardınız?Buna mecbur değil kimse, ama; yola çıkıp yüzükoyun yatamayanlar da en azından hayalen yapsın bu işi.Evet, ne gördünüz?
Gönül gözü neylesin
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1504
Yoktun ki baktığım hiçbir yönde...Hiç dolanmadı bir kuşak gibi, aynı anda aynı rüzgâr; ikimizin beline...
Hiç... Ama hiç tuzu karışmadı;
Gözyaşlarımızın!..
Hiç sıvazlamadım kaşının kuyruğunu...
Zülfünü yatırmadım hiç; ıslatılmış parmağımla...
Ve hiiç, hiç silmedin terimi! ..
İçimize Yağan Kar
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1399

Sonsuzluk bereketini, çekti mi elini üstümüzden, biz mi kaybettik sonsuzluğa o kısık bakışımızı? Gökten yağan kar mı? Çocukluğumuzun soğuk gecelerinde anlatılırdı; her bir kar’ı bir melek atarmış yeryüzüne. Soramazdım kimseye meleklerin elleri üşümez mi diye. Onlar o sonsuzluğun aşkını tatmışlardı, nasıl üşüsündü elleri… Yaşamak cehenneminin içinde kavruluyor insan. Kar’ın yağması kâr etmiyor. Herkes biliyor mu nereye gideceğini.
Sabret Kazanırsın
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1203
Hayat nimetlerle doludur.
İnsanın kendi vücudu…
Ailesi, çevresi, çocukları…
Teneffüs ettiği hava,
İçtiği su,
Aldığı gıda...
Hoş geldin kalbimize sevgili pişmanlık..
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1166
Tenimizdeki çizik olmadan nasıl anlamıyorsak canımızın incinebilirliğini, pişmanlığın sızısı olmadan fark edemiyoruz içimizde saklı masumiyetin kırılganlığını.Sessizce akıp giden suyun önüne çıkan bir çağlayan yahut kaya gibi suçlarımız; vicdanımızın sessiz bekçiliğini hatırlatırlar bize, girdaplar, fırtınalar katarlar masum sandığımız hayatımıza.
Farkı ne, özleyenin?...
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1177
Özlemek ile, özlenmek arasındaki fark;
Sen ile ben arasındaki farktan fazla değil!..
.....
Anlıyor musun?..
Özleyen, ile özlenen...
Uçan bir ok;
Ve bekleyen bir hedef tahtası...
Yön göster!
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1312
(Sanırım bazen, insanlar; kendilerini basite alıyorlar...Halbuki bir insan, en fazla bir insan kadar basittir;
yine en fazla bir insan kadar değerli...)
Yolcu, yolu bilmez çoğu zaman. Sadece “nereye” gitmek istediğini bilir... Yol başkadır çünkü, menzil başkadır... Þehirleri bağlasa da birbirine, yollar; şehirlere benzemez!..
Ne mutlu senin gönlüne düşene..
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1398
Ey en Sevgili'den lütuf Sevgili!.. Dudaktan dökülen sözle, kalemden süzülen satırların, sadra doğan muhabbetle olan sıcak bağını hesaba katarak, kelâmımın Senin katındaki aczi altında ezilerek şunları diyebilirim ki; Sen latîf olan Allah'ın, yerini kimsenin dolduramayacağı, paha biçilmez bir lütfusun bize. Sen lütufların en yücesisin, en güzelisin Sultânım!