Gözlerim gözlerine bakmak içindir
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1201
Gözlerim gözlerine bakmak içindirBir geldin. Hasretini bıraktın zindanıma. Karanlık karanlığa düştü. Gece gecenin üstüne indi.
Parmaklıklar dağıldı; yüzün esir aldı beni. Taşlar toz oldu; özlemin taş kesildi. Gözlerine zincirlediler gözlerimi.
Genç Kız ve Toprak
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1288
Adına teşbihler yapılan, atasözlerine, şiirlere konu olan toprak; geçimini tarımla idâme ettiren toplumlarda ayrı bir mânâ ifâde etmiştir. "Toprak yalan söylemez!"denmiştir meselâ… Yani; ona hangi tohumu ekersen, alacağın mahsül o olacaktır. Mısır ekersen mısır, buğday ekersen buğday hasad edersin. Tohumu toprakla buluşturmazsan; boş bırakır, emek sarf etmezsen, üzerinde yabânî otlar, dikenler bitiverir. Çünkü toprağın fıtratında ürün verme istîdâdı vardır. Yüzüne gülersen, güllerle karşılar. Sırtını dönersen, dikenlerin canını acıtmasına râzısın demektir… Genç kız kalbi, bir bakıma toprak gibidir. Boşluk kabul etmez. Müspet sevgilerle beslenmeyince hemen ayrık otları sarıverır!
Su gibi...
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1476
Þimdi sen “su” olduğunu düşün. Su kadar özel, su kadar faydalı ve su kadar çok, tükenmez...İnanıyorum ki gerçekten de öylesin.
Ama ister çeşmelerden dökül, ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak; dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın.
Yani seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın...
Direnme
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1068
Hadi bin sırtıma gidelim... Olmaz!O zaman bırak bacağımı, gideyim... Olmaz!
Peki ne olacak?.. Hiç!
Sen şunu istiyorsun: Yolcular senin başında oturup gözyaşını silecek, başını okşayacak, tekrar ve tekrar ve tekrar ve tekrar anlattığın aynı hikâyeyi dinleyecek... Ve bunları başkalarına anlatışlarında sana şahitlik edecek... Ve sonra tekrar; hadi beni de götür buradan, diyecek ve sonra gelmeye hazır değilim, diyecek ve sonra tekrar ağlayacak ve sonra tekrar başını uzatacak okşayasın diye, veeee saire!
En Güzeli Sevmek
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1565
Değer verene, elbette değer verilecekti. Korumaya çalışan, korunacaktı. Seven, sevilecek; muhabbet duyana, muhabbet duyulacaktı. Evet, Peygamber seni çok seviyordu. Çünkü sen de O'nu çok seviyordun. O ve O'na ait her şeye derin bir muhabbet besliyordun. Asırlar süren ömrünce de bunu hemen her fırsatta göstermiştin. Daha gencecik iken, O'nun getirdiği kitaba saygısızlık olur diyerek, bütün bir gece, Kur'an'ın bulunduğu odada ayaklarını uzatıp yatmamıştın.
Hayatın Bir Kitap Olsaydı
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1314
Bir kitap olsaydı hayatın, gönül kütüphanesinin neresine koyardın onu? Tarih kitaplarının mı, felsefe kitaplarının mı, romanın mı, şiirin mi, yoksa günlüklerin arasına mı? Göze çarpan bir yerde mi durmasını isterdin veya dikkatle bakanların bile göremeyeceği bir yere mi yerleştirirdin onu? Sık sık açıp okur muydun hayatının kitabını, yoksa sadece ayda yılda bir, tozunu silmek için mi eline alırdın? Veya büsbütün unutarak onu gönlünün hiç bakmadığın bir köşesine mi atardın? Peki kitabını eline alan sonuna kadar okur muydu, yoksa hemen sıkılır atar mıydı?Cebi olmayan fistan...
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1103
Cep dikmeyi unuttukları bir çocuk fistanı gibiyim; bu hasret nereme sığacak?..
Ellerim boşluğa boşluğa gidiyor... Dünyada basacak yer bulamayan sarhoşun dolaşık ayakları gibi; karışık parmaklarım üzerimde sığınacak bir kuytu bulamıyor...
Aklım, yangında gevreyip kalmış son dala tüneyen kuş gibi;
Þaşkın!..
En Güzel Yastık
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1242
“En güzel yastığın nedir?” diye sorsalardı bana, hiç tereddütsüz “yarın” derdim. Yastık… Başımı usulca bırakıp kendimi unuttuğum yer. Yastık… Gözlerimi kapatıp gövdemi sessizce, dertsizce yarına taşıdığım dem. Yarın… Bugünün telaşlarını savurup fırlattığım loş uçurum. Yarın.. Bugünün ellerinden ellerimi çekip hayatla bağlarımı koparmama bahane eylediğim boşluk.“Nasılsa yarın var!” deyip de an’ın üzerimizdeki keskin hükmünü törpülüyor değil miyiz? “Yarın yaparım!” deyip de günün içinden duygularımızı,
Bu beden, bu sıkleti çekmez. Öyleyse safralardan kurtulacaksın!
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1195
İnsanoğlu, sanki bir balonun içinde halk ediliyor;
Fakat, ağzı kendi ağzında olan bir balonun...
Büyüyorsun; balonun da büyüyor!
Ne kadar güçlüyse nefesin ve ne kadar inat doluysa için, o kadar hırsla üflüyorsun ki balona;
Biraz daha irileşsin diye çevrendeki dünya!
Devamını oku: Bu beden, bu sıkleti çekmez. Öyleyse safralardan kurtulacaksın!
Gurbet Gülünün Dikenleri
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1226
Dertler renk renk, acılar çeşit çeşit… İçinden çıkılmaz çileler, solduran sancılar, inleten elemler, imbik imbik süzüle üzüntüler, üzerinden silindir gibi geçen gamlar… Yük ağır, yalnızlık daha ağır…Yalnızlık ağırlığıyla yürümek yoruyor, keder kelimeler kalbi kanatıyor… Kanatlar kırık, rüzgâr esmiyor, neşe yağmıyor… Umut bulutlar uzakta, eller boş, yürek sızı dolu… Çağlayan acılar ağlatıyor…Yalın ayak koşturuyor; yetişemediği serap sevgilerin peşinde… Ayağı kanıyor, yüreği yanıyor… Yağmurlar nerdesin?
Namaz Vaktini Beklerken
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1213
Bekleyenler var... Amansız hastalığın pençesinde kıvranırken, hasta yatağında hayata tutunmak için bir umut bekleyenler, bir ses bekleyenler var... Gizli gizli Rabbine yakarıp, dualarının bu seste yankı bulmasını isteyenler...Bir yolcuyu bekleyenler vardır bazen, yada yola çıkmak için bekleyenler... Kabirde kıyameti bekleyenler var; ya cennet bahçesinde, ya da cehennem çukurunda… Bu ikincisinden 'a sığınırız.