NİŞANIN BOZULMASI VE MEHİR HUSUSU

e-Posta Yazdır PDF

Soru: "Zihnime takılan bir meseleyi öğrenmek istiyorum. Geçtiğimiz yıl ailemin münasip gördüğü bir kızla nişanlandım. (...) Nişan sırasında imam nikahı kıyıldı, fakat mehir belirlenmedi. Mehri belirlenmeyen bu nikah sahih midir? (...) Aileler arasındaki ihtilaf sebebiyle nişan bozuldu ve bain talakla boşanma gerçekleşti. Nişan sırasında kıza verdiğimiz elbiseleri hediye olarak bırakmamız gerekir mi?"

CEVAP: Mehir, nikahın rüknü veya şartı değildir. Zira, Kur'an-ı Kerim'de: "Kendileriyle temas etmediğiniz, yahud kendilerine mehir tesbit etmediğiniz kadınları boşarsanız, size bir günah yoktur. Onları -zengin olanlarınız kudretince, darda olanlarınızda halince (olmak üzere)- ma'ruf bir fayda ile faydalandırınız. Bu iyilik edenlerin üzerine bir borçtur"(El Bakara Suresi: 236) hükmü beyan buyurulmuştur. Bu ayet-i kerimeyi esas alan Molla Hüsrev, "Boşamak (talak), ancak şer'i nikah üzerine terettüp eder. Bu ayette, mehir konulmaksızın nikahın sahih olduğu belirtilmiştir. Zira, 'kendilerine mehir tesbit etmediğiniz' hükmünün tabii sonucu budur" (1) diyerek, meseleyi izah etmiştir. Nikah akdi sırasında mehir tesbit edilmemiş ve halvet-i sahiha veya cim'a tahakkuk etmeden (meşru bir sebeble) talak vuku bulursa, kadına mut'a (hediye) verilir. Feteva-ı Hindiyye'de: "Mut'a; başörtüsü, elbise ve çarşaftan ibaret üç parça elbisedir. Bu onların örfüdür. Bize göre bizim örfümüz muteberdir"(2) hükmü kayıtlıdır. İbn-i Abidin, örf ve adetle amel konusunda şunları zikretmektedir: "Örf ve adetin delil olarak kabul edilmesi, onu örf olarak benimseyen ve kabul edenlere göredir. (...) Örfün delil olarak kabul edilmesi de nass ile sabittir. Nitekim bir hadis-i şerifte Resulullah (sav): "Müslümanların güzel görüp, güzel saydıkları şeyler Cenabı- Hak (cc) katında da güzeldir" buyurmuştur.(3) Beldenizin sahih örfüne göre hareket etmenizde fayda vardır. Meselenin özü budur. Birbirimize dua edelim.

(1) Molla Hüsrev-Düreru'l Hükkam-İst: 1307, C: 1, Sh: 341.
(2) Şeyh Nizamüddin ve Heyet-Feteva-ı Hindiyye Beyrut: 1400, C: 1, Sh: 304.
(3) İbn-i Abidin-Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar-İst: 1984, C: 11, Sh: 136