HELAL RIZKIN MAHİYETİ VE FAİZİN TOZU DUMANI

e-Posta Yazdır PDF

Soru: "-Bütün Müslümanlar; Allahu Teala'nın (cc) ticareti helal, faizi haram kıldığını bilmektedirler. Buna mukabil Türkiye, tam bir faizciler ülkesi haline gelmiştir. (..) Müslümanlar dükkanlarına "Rızkın Allahü Teala'dan" olduğunu belirten dini levhaları asıyorlar. Fakat bunun ne manaya geldiğini düşünmüyorlar. Bende onlardan birisiyim.(..) Bundan otuz yıl önce köyümde ziraat ile meşgul olurken, ellerim nasır tutuyordu. Belki zengin değildim. Fakat vicdanen huzur içindeydim. Şimdi o günlerimi arıyorum. Geçtiğimiz yıl; faizin haram olduğunu bildiğim halde (...) Bankası'ndan kredi çektim. İktisadi krizle birlikte, faiz yükünün altında inliyorum. (..) Bir Hadis kitabında, şu mealde bir hadis-i şerifi okumuştum: "Faiz yemeyen kimsenin kalmayacağı günler mutlaka gelecektir. Biri faiz yemeyecek olsa bile, yine de ona tozundan birşeyler bulaşacaktır" Bu hadis-i şerif sahih midir? (..) Sahih-İ Buhari'de yer alan ve el emeğiyle elde edilen kazancı öven Hadis-i şerifi nasıl anlamamız gerekir? Temiz kazancın ve rızkın mahiyeti nedir?"

CEVAP: Rızk meselesi, hem Allahu Teala (cc)'nın ilim ve irade sıfatı ile ilgilidir, hem "Tekvin Sıfatı'nın" bir tecellisidir. Bu sebeble rızk ile ilgili meseleler akaid kitaplarına konu olmuştur. Müslümanların rızklarını temin etmek için gayret sarfetmeleri zaruridir. Kur'an-ı Kerim'de: "Yeryüzünü bize boyun eğdiren (İstifadeniz için itaatli kılan) Allah'dır. O halde yeryüzünün sırtlarında dolaşan da Allah'ın size ihsan ettiği rızıklardan istifade edin"( El Mülk Suresi: 15) hükmü beyan buyurulmuştur. Ziraat, ticaret, zanaat ve diğer iktisadi faaliyetlerin sebebi, yeryüzünde mevcut olan rızkın ortaya çıkarılmasıdır. Yeryüzünün insana boyun eğmesi, işlenmeye ve verimli kılınmaya müsait oluşudur. (1) Ayet-i kerime'de geçen:" Allah'ın size ihsan ettiği rızıklardan istifade edin" hükmü, umumi bir beyandır. Yeryüzündeki bütün nimetler; insanlar ve canlılar için, bir meta ve zinet olarak yaratılmıştır. (2) Bu tesbitten sonra, el emeği ve meşru alış-verişle elde edilen kazancın keyfiyetine geçebiliriz.
Hz. Rafi'b. Hadic'in (ra) babasından naklettiği hadis-i şerif, bu keyfiyetteki kazançla ilgilidir: Hadisin metni şudur: "Birisi "Ya Resulullah, en temiz kazanç hangisidir? diye sordu. Bunun üzerine Resul-i Ekrem (sav) şöyle buyurdu: "- Kişinin el emeğiyle kazandığı ve meşru olan her alış-verişten elde ettiği rızkdır." Helal ve temiz rızk elde etme yollarının başında "el emeğinin geldiğini belirten Resul-i Ekrem (sav); bu beyanlarıyla, herkesin fiilen çalışmasını, bir san'at veya hüner sahibi olmasını tavsiye ettiğini söyleyebiliriz. İmam-ı Serahsi'nin zikrettiği şu rivayet, el emeğinin önemini ortaya koymaktadır: "Hz. Peygamberimiz (sav) ensar'dan Hz. Sa'd b. Muaz (ra) ile musafaha yaparken, ellerinin nasır bağlamış olduğunu farketti ve bu durumun sebebini sordu. Hz. Sa'd b. Muaz (ra) "Evlad u iyalimi geçindirmek için kazma kürekle çalışıyorum" cevabını verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamberimiz (sav) Hz. Muaz b. Sad'ın elini öptü ve "Allahu Teala'nın (cc) sevdiği eller, işte bu ellerdir" iltifafında bulundu. (3) Alın teri ve el emeğiyle kazanılan helal rızkın önemini; Resul-i Ekrem (sav) fiilen ashabına öğretmiştir. Ailesinin nafakasını temin için çalışan ve bu esnada elleri nasır tutan bütün müslümanlar için, aynı müjde geçerlidir. Faizden ve faiz şüphesinden kaçınmak için, böyle bir yolu tercih etmek daha da önemlidir. Muhaddis Ma'mer b. Raşid'in (nh.a) "Biz faiz korkusundan veya şüphesinden dolayı, helalin onda dokuzunu terketmek zorunda kaldık" diyerek, bir inceliğe işaret etmiştir. Selef-i salihin vasfına haiz olan insanların; helal rızk hususundaki titizlikleri, hesap günü şuuruna sahip olmalarıyla ilgilidir. Resul-i Ekrem (sav)'in Veda Hutbesi'nde "her türlüsü ayaklarımın altındadır" beyanı ile yasakladığı faiz, günümüzün en önemli problemidir. Doğrudan veya dolaylı olmak üzere; faiz belası herkesi meşgul etmektedir. Hz. Ebu Hureyre'den (ra) nakledildiğine göre Resul-i Ekrem (sav) şöyle buyurmuştur: "Faiz yemeyen kimsenin kalmayacağı günler mutlaka gelecektir. Biri faiz yemeyecek olsa bile, yine de ona tozundan birşeyler bulaşacaktır" (4) Bu hadis-i şerif'te geçen "faizin tozu" ifadesi ile anlatılmak istenen keyfiyet, bu musibetin yaygınlaşmasıdır. Sünen-i Ebu Davud'a yer alan rivayette; "faizin dumanı" ifadesiyle, aynı keyfiyet haber verilmiştir. Faize müptela olan bir kavmin, zillette düşmesi mukadderdir. (5) Bir hadis-i şerif'te belirtildiği gibi "faizden kazananın kaçınılmaz sonu, kaybetmektir" (6) Toplum planında, faize dayanan ekonomilerin çökmesi mukadder olduğu gibi, (ferdi planda) faizli kazancın sonu iflas ve perişanlıktır. Meselenin özü budur. Birbirimize dua edelim.

(1) Geniş bilgi için / Mecmuatu't Tefasir - İst: 1979 C: 6, Sh: 317-318.
(2) İmam-ı Kurtubi- El Camii Li Ahkami'l Kur'an- Kahire: 1967 C: 10 Sh: 135.
(3) İmam-ı Serahsi- El Mebsut- Beyrut: ty C: 30 Sh: 345.
(4) Sünen-i Ebu Ebu Davud- K.Büyu 3 Ayrıca Sünen-i Nesai-K. Büyu 2 Sünen-i İbn Mace-K. Ticaret 58, Sünen-i Darimi- K. Buyu:5 İmam Ahmed b. Hanbel-El Müsned- C: 2 Sh: 494)
(5) İmam-ı Muhammed -Siyer-i Kebir- C: 1, Sh: 42-43.
(6) Sünen-i İbn Mace- İst: 1401 K. Ticaret 5