Fıkıh Köşesi
HİCRÎ AYLARIN TESBİTİ VE ASTRONOMİ İLMİ
- Ayrıntılar
- Kategori: Fıkıh Köşesi
- Gösterim: 3391
HİCRÎ AYLARIN TESBİTİ VE ASTRONOMİ İLMİ
Soru: "Türkiye'de her yıl Ramazan-ı Şerif ayı girerken ve çıkarken, Müslümanlar rüyet-i hilal konusunu tartışıyorlar. İnsanoğlunun aya gittiği bir dönemde, bu tartışmanın bir faydası var mıdır? (..) Bazı usul kitaplarında; şer'i hükümler tahlil edilirken, temel hedef- (makasıd) ve vasıtalar (vesail) üzerinde durulmaktadır Rüyet-i hilal'den maksad, Ramazan-ı Şerif ayının girip-girmediğini tesbitten ibarettir. Modern astronominin, bu meseleyi çözemediğini söyleyemeyiz. (..) Zihnime takılan husus şudur: Maksad Ramazan-ı Şerif ayının tesbiti midir? Eğer maksad bu ise; hem rüyet-i hilal, hem takvim vasıta hükmündedir. (..) Rü'yeti hilal meselesi ile ilgili tartışmaların siyasi bir sebebi var mıdır? Arap alemi ile Türkiye arasındaki rekabetin, bu ihtilafa sebeb olduğunu söyleyebilir miyiz?"
CEVAP: Önce bir hususa işaret edelim. Müctehid imamlar; makasıd (gayeler) ve vesail (vasıtalar) meselesini, değişik açılardan değerlendirmişler ve farklı sonuçlara varmışlardır. Başta ibadetler olmak üzere; hadd cezaları ve keffaretlerde, sebeblerin ve illetlerin, kat'i olarak tesbit edilebilmesi mümkün değildir. Teabbudi olan ve illeti akılla kavranamayan hükümlerde, Resul-i Ekrem (sav)'in tatbikatı dikkate alınır. Zira bu hükümlerde; makasıdın ve vesailin tesbiti, ictihad ile yapılamaz. Muamelat ve siyaset ile ilgili şer'i hükümlerde ise; makasıd (gayeler) değişmez, ancak vasıtalar sürekli değişir. Bunun dışında bazı hükümlerde; hem makasıd, hem vesail, nass ile sabit olmuştur. Bazılarında ise makasıd nass ile tayin edilmiş, vesail (vasıtalar) insanların ictihadına bırakılmıştır. Usul ile ilgili bu kısa girişten sonra meseleye geçebiliriz.
Kur'an-ı Kerim'de: "(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, Kur'an o ayda indirilmiştir. (O Kur'an ki) insanlara mahz-ı hidayettir. Öyle ise içinizden kim o aya erişirse orucunu tutsun" (El Bakara Suresi:185) hükmü beyan buyurulmuştur. Bilindiği gibi, oruç ibadetinin Ramazan-ı Şerif ayında farz olduğu, kat'i nasslarla sabittir. Bu durumda, o aya girilip-girilmediğinin nasıl tesbit edileceği önemlidir. Resul-i Ekrem (sav)'in: "-Hilali görmekle oruç tutun ve yine hilali görmekle bayram edin. Eğer hava bulutlu olduğu için hilali göremezseniz şaban ayının günlerini otuza tamamlayın"
Kaynaklar
Hilalin gözlenmesini Resul-i Ekrem (sav) emretmiştir ve bu bir vecibedir. (4) Meselenin bir diğer boyutu da şudur: Bir hicri ay 29 gün, 12 saat , 44 dakika, 28 saniyedir. Oruç ibadeti ise, şer'i bir gün içinde eda edilebilir. Ramazan-ı Şerif ayının bazen 29, bazen 30 gün olmasının sebebi budur. Yeni bir ayın başladığını haber veren hilal; dünyanın her yerinden aynı vakitte görülemez. Modern astronominin vardığı netice de budur. Müctehid imamların "İhtilaf-ı Metaliye itibar edilir mi, edilmez mi?" sualine verdikleri cevap, bu hadise ile ilgilidir. Farzedelim ki; Fas'ta veya Tunus'ta hilalin görüldüğü, adil bir cemaat tarafından tesbit edilmiştir. Türkiye'deki Müslümanlar, buna uyacak mıdır, uymayacak mıdır? Hanefi fukahası, Resul-i Ekrem (sav)'in: "-Hilali gördüğünüz vakit oruç tutun!.. (Şevval hilalini) gördüğünüz vakit bayram edin" hadis-i şerifini esas alarak, ihtilaf-ı metali'ye itibar edilmeyeceğini müftabih kavil olarak benimsemiştir. (5) Şafii fukahası ise Hz. Abdullah İbn-i Abbas (ra)'dan gelen hadis-i şerifi esas alarak; ihtilaf-ı metaliye itibar edileceğini benimsemiştir. Rüyet-i hilal meselesinde hassasiyet gösteren mü'minlerin niyetleri, Resul-i Ekrem (sav)'in sünnetine ittiba etmektir. Arap alemi ile Türkiye arasındaki rekabetin, bu ihtilafa sebeb olduğunu söylemek mümkün değildir. Meselenin özü budur. Birbirimize dua edelim.
(1) Sahih-i Müslim- İst: 1401 C: 1 Sh: 759, Ayrıca İmam-ı Serahsi- El Mebsut- Beyrut: ty C: 3 Sh: 64, İbn-i Hümam- Fethu'l Kadir- Beyrut: 1315 C: 2 Sh: 52.
(2) Şeyh Nizamüddin ve Heyet- Feteva-ı Hindiyye- Beyrut: 1400 C: 1 Sh: 197.
(3) İbn-i Abidin- Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar-İst: 1983 C: 4 Sh: 263.
(4) İmam-ı Merginani- El Hidaye Şerhu Bidayetü'l Mübtedi- Kahire: 1965 C:1 Sh: 119, Ayrıca İmam-ı Serahsi- A.g.e. C: 3 Sh:64, İbn-i Hümam- A.g.e. C:2 Sh: 52.
(5) İbn-i Abidin- A.g.e. C: 4 Sh:274-276