İŞ AKDİ VE ÜCRETLENDİRME

e-Posta Yazdır PDF

Soru: "Ağabeyimin ricası üzerine yeğenimi bir şirkete, şöför olarak yerleştirdim. Şirketin yöneticisi samimi arkadaşım olduğu için, ücret pazarlığı yapmadım. Kendisi de ne ücret vereceğini söylemedi. İlk altı ay asgari ücretle çalıştı. (..) Yeğenim şirketin arabası ile bir trafik kazası yapınca; gerek aldığı ücret, gerek kazanın tazminatı konusunda, arkadaşımla birbirimize girdik. Ekonomik kriz sebebiyle, fazla ücret veremediğini söyledi. Yeğenimin iş esnasında yaptığı kazada; sekizde dört hatalı olduğu için, tamirat parasının yarısını istediğini söyledi. (..) Bir şirket yöneticisinin; işe aldığı kimseye, ne ücret vereceğini söylemesi şart değil midir? İşçinin kasden yapmadığı bir kazadan dolayı me'sul tutulmasının hükmü nedir?"

CEVAP: Tahkim yoluyla çözülmesi gereken ihtilaflar hakkında fetva vermek doğru değildir. Fakat beyanınızı dikkate alarak, bazı tesbitlerde bulunabiliriz. Resul-i Ekrem (sav) işçinin ücretinin zamanında ödenmesinin zaruri olduğunu belirtmiş ve "İşçinin ücretini alnının teri kurumadan veriniz"(1) tavsiyesinde bulunmuştur. Şirket yöneticisi, (işveren) buna riayet etmediği için vebal altındadır. İslam fıkhında, iş akdinin sahih olabilmesi için, her iki tarafın rızası şarttır. Dolayısıyle iş akdinin rüknü, icap ve kabuldür. (2) Peygamberimizin (sav) "-Kim bir ecir (işçi, memur vs) çalıştırırsa, verilecek ücretin miktarını hemen ona bildirsin" (3) emrini verdiği sabittir. Bunun da ihmal edildiği görülmektedir. Gerek iş, gerek kaza sebebiyle ortaya çıkan ihtilafı, bir alimi hakem tayin ederek çözmenizde fayda vardır, Meselenin özü budur. Birbirimize dua edelim.

(1) İmam-ı Kasani- A.g.e. C: 4 Sh: 174.
(2) Şeyh Nizamüddin ve Heyet- Feteva-ı Hindiyye-Beyrut: 1400 C: 4 Sh: 409.
(3) İbn-i Hümam- Fethu'l Kadir- Beyrut: 1317 C: 7 Sh: 147