Fıkıh Köşesi
KUR'ÂN-I KERİM VE ANAYASAL HUKUK DEVLETİ
- Ayrıntılar
- Kategori: Fıkıh Köşesi
- Gösterim: 4152
KUR'ÂN-I KERİM VE ANAYASAL HUKUK DEVLETİ
Soru: "Size, zihnime takılan bir meseleyi sormak istiyorum. Buradaki bazı dini cemaatler, 'Anayasamız Kur'an' sloganını siyaset malzemesi olarak kullanıyorlar. (...) Eğer bu iddia doğru ise; Resul-i Ekrem (sav)'in Medine'de ilan ettiği anayasayı, nasıl izah edebiliriz? Osmanlı döneminde; Müslümanların halifesi olan İkinci Abdülhamid'in tasdik ettiği anayasa, Kur'an-ı Kerim değildi. (...) 'Anayasamız Kur'an' sloganı doğru mudur?"
CEVAP: Önce bir hususa işaret edelim: Anayasa hukuku; iktidar sahipleri ile vatandaşlar arasında yetki, hak, görev ve sorumlulukların karşılıklı olarak belirlenmesinden kaynaklanan bir hukuktur. Ayrıca, iktidarın teşekkülünü, denetlenmesini ve devredilmesini ayrıntılı bir biçimde ortaya koyan siyasi bir belgedir. Osmanlı devletinde; Halife İkinci Abdülhamid'in tasdiki ile yürürlüğe giren ilk anayasa, "Teşkilat-ı Esasiye Kanunu" olarak isimlendirilmiştir. Anayasa hukuku, ihtiyaca göre değiştirilebilen bir hukuktur. Kur'an-ı Kerim ise, Kelamullah'tır. İnsanların arzularına, zamana ve mekana göre değiştirilemez. Bu tesbitten sonra, meseleyi değişik bir açıdan izaha gayret edelim.
Kur'an-ı Kerim; Allahu Teala (cc) tarafından Cebrail (as) vasıtasıyla, Resul-i Ekrem (sav)'e indirilmiş olan ve O'ndan bize tevatürle nakledilen muciz bir kelamdır.
Kaynaklar
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz; İktidar sahipleri ile teb'a arasında yetki, hak, görev ve sorumlulukların belirlenmesinden kaynaklanan anayasa hukuku, tarafların rızası ile değişebilir. Bu, İslam fıkhına göre teşekkül eden bir devlet için de geçerlidir. Bu mahiyetteki bir devletin anayasa hukukunda iktidarın nasıl teşekkül edeceği, kimler tarafından denetleneceği ve hangi şartlarla devredileceği belirlenir ve teb'anın hakları (bey'at-zimmet şartları) sarih olarak tesbit edilir. İslami bir iktidarın; Kur'an-ı Kerim'de ve mütevatir Sünnet'te yer alan hükümleri, değişmesi mümkün olan bir anayasa hukuku gibi görmesi caiz değildir. Meselenin özü budur. Birbirimize dua edelim.
(1) Molla Hüsrev-Mir'at El Usul-İst: 1307, C: 1, Sh: 33.
(2) İmam-ı Şafii-Er Risale-Kahire: 1979 (2. bsm), Sh: 20, Madde: 48-50.
(3) İmam Abdülaziz El Buhari-Keşfu'l Esrar-İst:1308, C: 2, Sh: 361