268) Müslümanlara Eziyet Etmemek Ve İncitmemek

e-Posta Yazdır PDF

 

268) Müslümanlara Eziyet Etmemek Ve İncitmemek

 

Bu bölümdeki bir ayet ve iki hadisten mü'minlere eziyet edip rahatsız edenlerin büyük bir günah yüklendiklerini, gerçek müslümanın elinden ve dilinden başkalarının emniyette olduğu kimse olduğunu, müslüman kendisine karşı nasıl davranılmasından hoşlanıyorsa, başkalarına da öyle davranması gerektiğini öğreneceğiz. [1]

"Mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, yapmadıkları bir fiilden dolayı suçlayanlara gelince, onlar iftira atma suçu işlemiş ve böylece açık bir günaha girmiş olurlar." (Ahzab: 33/58)

 

1569. Abdullah İbni Amr İbni'l–Âs radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"(İyi) müslüman, dilinden ve elinden müslümanların emin olduğu kişidir. (Asıl) muhâcir de Allah'ın yasakladıklarını terkedendir."[2]

* İnsanlara zarar vermemek de bir faydadır. Gerçek muhacir Allah'ın yasakladığı şeyleri günahları terkedenlerdir. Müslümanın müslümanı her yönden incitmesi yasaklanmıştır. Müslüman güvenilir kimsedir. [3]

1570. Yine Abdullah İbni Amr İbni'l–Âs radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kim, cehennemden uzaklaştırılıp cennete konulmayı isterse, ölümünü, Allah'a ve âhirete inanmış olarak karşılasın. Bir de başkalarına karşı, kendisine nasıl davranılmasından hoşlanıyorsa öyle davransın."[4]

* Ahirette mutluluğa ermek, iman üzere ölenler içindir. Ölüme imanla kavuşabilmek için hayatı iman üzere yaşayıp bitirmek gerekir. Toplumsal ilişkilerde herkes kendisine yapılmasını istediği şeyleri başkalarına yapmayı prensip haline getirmelidir. Kendisine iğne batırmayan başkasına çuvaldızı hiç batıramaz. [5]


 

[1] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 456.

[2] Buhârî, Îmân 4, 5, Rikak 26; Müslim, Îmân 64–65. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cihâd 2; Tirmizî, Kıyâmet 52, Îmân 12; Nesâî, Îmân 8, 9, 11.

213'de geçmiş, gerekli açıklama orada verilmişti.

[3] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 456.

[4] Müslim, İmâre 46. Ayrıca bk. Nesâî, Bey'at 25; İbni Mâce, Fiten 9.

Uzunca 668'de geçmişti.

[5] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 457.