169) Yol Arkadaşına Yardım Etmek

e-Posta Yazdır PDF

 

169) Yol Arkadaşına Yardım Etmek

 

(Bu konuyla ilgili pek çok hadis önceki 956-968 arasındaki hadislerde geçmişti.) [1]

971. Ebû Saîd el–Hudrî radıyallahu anh şöyle dedi:

Hz. Peygamberimiz ile bir yolculukta bulunuyorken devesi üzerinde bir adam çıkageldi. Sağına soluna bakınmaya başladı. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

– “Yanında fazla binek hayvanı olan, hayvanı olmayana versin. Fazla azığı olan da azığı olmayana versin!” diyerek hemen hemen her çeşit malı saydı. Öyle ki biz, hiçbir malın fazlasında, bizden hiçbirimizin hakkı olmadığı düşüncesine kapıldık.[2]

 

972. Câbir radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gazveye çıkacağı zaman:

– “Ey muhacirler ve ensar topluluğu! Malı ve akrabası olmayan kardeşleriniz vardır. Her biriniz onlardan iki veya üç kişiyi yanına alsın” buyurdu.

Aslında bizlerin de ancak bir kişi ile nöbetleşecek devemiz vardı. (Câbir) dedi ki, “Ben nöbetleşe binmek üzere iki (veya üç) kişi aldım. Benim de ancak onlardan biri gibi deveme nöbetleşe binme hakkım vardı.”[3]

* Yolculuk, binit ve azık konusunda insan belki de pek cimri davranacağı bir ortama girmiş sayılır. Peygamberimiz bu yüzden iyilik ve fedakarlık yapmak gerektiğine ısrarla işaret etmiştir. [4]

973. Yine Câbir radıyallahu anh şöyle dedi:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yolculuk esnasında arkadan yürür, yürümekte güçlük çeken, kimseleri terkisine bindirir ve onlara dua ederdi.[5]

* Sevgili peygamberimiz, ashab ve ümmetine neyi tavsiye etmişse onu önce kendisi uygulamıştır. Yapmadığı şeyleri hiçbir şekilde tavsiye etmemiştir. Çünkü o, yaşanan bir hayatın örneği ve önderi idi. Böylece Rasûlullah’ın şefkat ve duasının insanlarla sınırlı kalmadığı hayvanları bile kapsadığı ortaya çıkıyor. [6]


 

[1] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 288.

[2] Müslim, Lukata 18. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Zekât 32.

566’da geçmişti. Gerekli açıklama orada verildi.

[3] Ebû Dâvûd, Cihâd 34.

[4] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 288.

[5] Ebû Dâvûd, Cihâd 94.

[6] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 288.