309) Mescide Tükürme Yasağı

e-Posta Yazdır PDF

 

309) Mescide Tükürme Yasağı (Mescide Tükürmeyi Yasaklamak, Mescidde Görülen Tükrüğün Giderilmesini Ve Mescidlerin Her Türlü Pislikten Arındırılmasını Tavsiye Etmek)

 

1697. Enes radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Mescide tükürmek bir günahtır; kefâreti de onu ortadan kaldırmaktır."[1]

1698. Âişe radıyallahu anhâ'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir keresinde mescidin kıble duvarında sümük veya tükrük ya da balgam görmüş, hemen onu bir taş parçasıyla kazımıştır.[2]

1699. Enes radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Bu mescidler, abdest bozmak ve sair tiksinti verecek şeyler için yapılmış yerler değildir. Buralar ancak Allah Teâlâyı zikretmek, (namaz kılmak) ve Kur‘ân okumak içindir."

Râvî, "Yahut da Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in buyurduğu gibi" demiştir.[3]

 

* Birinci hadis tükürmenin günah olduğunu, o işin keffaretinin de “Onun temizlenmesi” olduğunu öğreniyoruz. Namaz kılınan yerin zemini halı, kilim, beton, mermer, toprak, kum her ne ise onun izi kalmayacak şekilde yok edilmesi esastır. Namaz dışında ve içinde bir kimsenin başına böyle bir durum gelirse onu kağıt, bez vb. bir şeyle gidermesi gerekir, orada bırakması uygun olmaz.İkinci hadiste balgam, tükrük, sümük gibi bir pisliğin mescidin kıble duvarında görülmesi üzerine Rasûlullah (s.a.v.) bizzat kendisi onu bir taş parçasıyla kazıyıp yok etmiştir. Fiilen ne yapılması gerektiğini bizzat bizlere bildirmiştir.

Üçüncü hadis, uzunca bir hadisin son kısmıdır. Zülhuveysıra isimli bir bedevinin mescidde abdest bozması üzerine ashaptan bazıları bağırarak ona mani olmak istediler. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), “Dokunmayın adamı serbest bırakın” buyurdu ve o kişi işini bitirince Rasûlullah bedeviyi yanına çağırarak kendisine hadisin bu bölümünü söylemiştir. Cemaatten birine emrederek bir kova su getirilmesini emredip o yere döktürdü.

Burada da efendimizin yüksek hoşgörüsü ve üstün eğitimi göze çarpmaktadır. [4]


 

[1] Buhârî, Salât 33; Müslim, Mesâcid 49. Ayrıca bk. Nesâî, Mesâcid 30.

[2] Buhârî, Salât 33, Ezân 94; Müslim, Mesâcid 50. Ayrıca bk. Nesâî, Mesâcid 51.

[3] Müslim, Tahâret 100. Ayrıca bk. İbni Mâce, Tahâret 78.

[4] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 496.