165.Mektup

e-Posta Yazdır PDF

165. MEKTUP

MEVZUU : a) Şeriat sahibi Resulûllah S.A. efendimize tabi olmaya teşvik,
b) Şeriat düşmanlarına buğz etmek, onlara adavet edip kendilerine sert çıkışmak.

NOT : İMAMI RABBANİ Hz.bu mektubu, Seyyid Nakib Şeyh Ferid Buhariye yazmıştır.

***

Sübhan Allah, Nebi Ümmi Kureyşi Haşimi Resulûllah'ın manevi mirası ile şerefe nail eylesin.. Tıpkı: Surî miras şerefine nail eylediği gibi..

Ona ve âline, salâlların en faziletlisi, selâmların ekmeli..

Bu duaya:

— Âmin!.

Diyen kula Allah merhamet eylesin..

***

Resulûllah S.A. efendimizin surî mirası halk âlemi ile alâkalıdır. Manevi mirasına gelince o dahi emir âlemi ile alâkalı olup burası: îman, marifet karargâhı ve rüşd, hidayet muhallidir.

Surî mirasın şükrü şudur: Manevi mirasla bezenmek.. Bunun müyesser olması da ancak: Kemal manada, Mustafa'ya tabi olmaya bağlıdır. Ona salât ve selâm..

Size gereken, emirlerinde ve yasaklarında ona tam tabi olmaktır. Ona tabi olmak, ona karşı beslenen sevginin bir parçasıdır.

Bir mısra:

Tam manası ile onu sevmenin alâmeti odur ki: Onun düşmanlarına manası ile buğzedile ve onun şeriatına muhalif olanlara dahi adavet izhar edile. Ona salât ve selâm olsun.

Mahabbet işinde, hiç bir müdahene yolu yoktur. Zira seven kimse sevdiğinin haline girmiş; onda kaybolmuştur. Artık ne onun muhalefetine gücü yeter; ne de onun muhalifi olan kimselere meyleder. Şekillerin hiç biri ile, onlara yumuşak dahi davranmaz.. Zira: İki ayrı şeyi sevenler biraraya gelemezler. Çünkü: îki zıddın birarada olması muhaldir. Hatta, birinin sevmesi, öbürün düşmanlığıdır.

Ciddî bir şekilde bunun düşünülmesi gerekir. Fırsat elden gitmeden, kaçana yetişmelidir. Zira, fırsat elden gittikten sonra, pişmanlıktan başka bir şey hâsıl olmaz.

Bir şiir:

Gündüz gibi çıkar sana sabahta;
Gerçek hüviyetiyle karanlıkta..

Şu da başka şiir:

Göreceksin tozun açıldığında;
At mıdır yoksa eşek mi altında..

***

Dünya metaı gurur metaıdır. Uhrevî ve ebedi muamele buna göre yapılacaktır. Eğer bu sayılı günlerde, Seyyid'ül-evvelin vel-âhirin Resulûllah'a S.A. tabi olup yolunda gitmek müyesser olursa., ebedî kurtuluş beklenir. Aksi halde ziyan içinde ziyan ortaya çıkar.. Ama kim olursa olsun, hayır sanıp hangi ameli işlerse işlesin..

Bir şiir:

Arab Muhammed efendisi iki cihanın;
Vay haline kapısında toprak olmayanın..

Bu büyük mütabaatın husulü, bütünüyle dünyayı terke bağlı değildir. Hatta, dünyayı bütünüyle bırakmak pek zor olur. Farz olan zekâtı eda ederse, mazarratın ulaşmaması zımnında, böyle bir şey dahi terk hükmünü taşır. Zira, zekâtı verilen malın zararı yoktur. Dünya malından zararının def edilmesi için çare: Zekâtını çıkarıp vermektir. Her nekadar dünya malının tamamen terk edilmesi daha uygun ve daha faziletli ise de, zekâtını vermek de onun yerine kaim olur.

Seven odur ki, olur sevilene muti.

Bir şiir:

Düşer kıyaslarsak sema ile arşı;
Yerle kıyaslarsak ne var ona karşı..

***

Yerinde bir iş olur ki: Bütün gayret şeriat ahkâmının yerine getirilmesi için sarf edile; şeriat ehli olan ulema ve sulehaya tazim edile; revaç bulması için, o yolda çaba harcana.. Bid'at ehlinin ve nefsine tabi olan kimselerin dahi düşürülmesine girişile.. Bunun için, Resulûllah S.A. efendimizin şöyle buyurduğu rivayet edildi:

— «Bib'at sahibi birine tazim eden kimse, İslâm'ın yıkılmasına yardım etmiş olur..»

Allah'ın ve Resulünün düşmanlarına karşı düşmanlık göstermelidir. Ona salât ve selâm olsun. Onları ihanete ve tahkire çalışmalı; şekillerin hiç biri ile onları agırlamamalı; asla onları meclislere sokmamalı; onlarla ünsiyet etmemelidir. Onlara sert çıkmalı; imkân nisbetinde hiç bir iş için onlara müracaat etmemelidir.

Şayet onlara müracaat zaruri bir durum alırsa., istemeyerek mustar kalmışçasma yapılmalıdır.. Tıpkı: insanın kaza-i hacet zarureti gibi..

***

Muazzam ceddinizin yoluna ulaştıran yol işte budur. Bir kimse bu yolda yürümezse, o Mukaddes Zat'a ulaşması müşkildir. Heyhat! heyhat!..

Bir şiir:

Nasıl erilir o saadete, hep oralar;
Yüksek yüksek dağlar, tehlikeli uçurumlar..

Bundan daha fazla ne yazayım?.

Bir şiir:

Az anlattım sana derdimi sebebi korkudur;
Sizi yormaktan, yoksa kalan kelâmın çoktur. .

***