167.Mektup

e-Posta Yazdır PDF

167. MEKTUP

MEVZUU : Allah'a ibadet etmeye teşvik ve batıl putlara tapmaktan sakındırmak..

***

NOT : İMAMI RABBANİ Hz. bu mektubu, bu Taife-i Aliyye'ye ihlâs izhar eden Herdiram Hindu'ya yazmıştır.

***

Sizden bize, iki mektup geldi. Her ikisinden de anlaşılan: Fukaraya (ehlûllaha) mahabbet, bu Taife-i Aliyye'ye iltica arzusu oldu. Ne güzel bir nimettir ki, bir şahsa bu devlet ihsan edilir. Bir şiir:

Söylerim sana zira, ulaşması şarttır;
Yorgunluk verse de faydalı nasihattir.

***

Bil ve mütenebbih ol,

Rabbımız ve Rabbınız, hatta, yer, semalar, ulvî ve süflî bütün âlemlerin Rabbı birdir. Ve:

— «Onun misli "bir şey yoktur.» (42/11)

Âyet-i kerimesi onun şanını anlatır. Şebihten ve misalden münezzehtir. Şekilden ve hayale gelen her şeyden müberradır.

Babalık ve oğulluk onun Hakkında muhaldir.

Onun katmda, timsal ve küfüv bulmaya yer yoktur.

İttihad ve hulul çaibesi onun Hazret-i ünsünde müstehcendir.

Bir yerde göze gelmesi ve açılması onun mukaddes zatında mustakbehtir.

Zamana da bağlı değildir; çünkü zaman onun mahlukudur.

Mekâna da bağlı değildir; çünkü mekân dahi onun yarattığıdır. Onun vücudu için bir bidayet olmadığı gibi, bekası için dahi bir nihayet yoktur.

Her hayır ve kemal onun Sübhan Zat'ı için sabittir.

Her noksan ve zeval, onun yüce Zat'ından atılmıştır.

İbadet edilmeye müstahak olan o Yüce Zat'tır.

Ram ve KERÎŞNA veya (KERŞEN) ve benzeri Hindu'ların putları Allah'ın en hakir mahluklarıdır. Bunlar, mahluklardan doğmuşlardır.

Ram: Cesret'in (Ceret'in) oğlu, Likehmen'in (Lekne'nin) kardeşi. Sita'nin (Mita'nın) dahi kocasıdır.

O Ram ki, kadınına sahip olamamıştır; başkasına nasıl yardım edebilir?. Aklı kullanmak lâzımdır: Ne bunlara uyulur, ne de onlann yoluna gidilip taklid edilebilir.

Bir şahsa ardır; hem de bin defa ardır ki: Âlemlerin Rabbı olarak, bu Ram ve Kirişna'ya inana.. Bunları vesile bilip Yüce Allah'ı ana..

Hali böyle olanın misali bir şahsa benzer ki: Muazzam Sultan'ın adını anmak için, en küçük derecedeki çöpçünün ismini vesile bilir.

Rahman ile Ram'ın birlik olduğunu sanmak, son derecede akılsızlıktır. Zira, halik mahluk ile müttehid olamaz.. Ram ve Kirişna yaratılmadan evvel hiç kimse, Ram ve Kirişna isimleri ile Âlemlerin Rabbı Allah'ı anmıyordu. Durum bu olunca, hangi şey sebebi üe, bunların ismi, noksan sıfatlardan münezzeh Allah'a itlak edilir.. Yani: Bu ikisinin çıkmasından sonra.. Ve itikad eder ki: Bunları anmak, Âlemlerin Rabbı Allah'ı anmaktır.

Haşa! sümme haşa! ve kellâ..

Takriben yüz yirmi dört bin tane peygamberlerimiz gelip geçti. Bunların hepsi, yaratılmış olardan, yaratanın kulluğuna davet ettiler. Bunun için teşvik edip başkasına ibadet etmelerine mani oldular. Kendi şahıslarım dahi, aciz kullar kabul edip Yüce Hakkın azamet ve celâli karşısında bir korku ve çekinme içinde buldular.

İşte o peygamberler üstte anlatıldığı gibi idi.. Bu Hanud'ların putlarına gelince, halkı kendilerine ibadet etmeye teşvik ederler. Kendilerini dahi ilâh savarlar.. Her nekadar kendileri Âlemlerin Rabbı Allah'ın varlığına kail iseler de, Yüce Zat'ın kendilerine hulul ettiğini işba ta çalışırlar; kendilerinin o münezzeh Zat'la müttehid olduklarını iddia ederler. İşbu cihetten dahi, halkı kendilerine tapmaya davet ederler. Kendilerine:

— İlâhlar..

Demelerini emrederler.

Böylece, hiç bir sakınca görmeden, haramlara düşerler., Sanılar ki: Kendileri ilâhtır; hiç bir şeyden dahi memnun değillerdir. Böyelikle de, halkında istediği gibi tasarruf eder.

Anlatıldığı şekilde bozuk hayaller onlarda çoktur. Hem dalâlete sapmış; hem de başkalarını saptırmışlardır.

Halbuki bizim peygamberlerimiz böyle mi?. Onlara salât ve selâm olsun. Bunlar, halkın yapmasına mani oldukları şeyleri kendileri dahi yapmaktan imtina etmişlerdir. Hem de tam manası ile.. Bu zatlar, kendilerini sair insanlar gibi bir insan kabul etmişlerdir.

Bir mısra:

Hele bir bakınız, iki yol arasında nice fark var?.