239.Mektup

e-Posta Yazdır PDF

239. MEKTUP

MEVZUU : Bazı sorulara cevaplar mahiyetindedir.

***

NOT : İMAMI RABBANİ Hz. bu mektubu. Molla Ahmed, Berkî'ye yazmıştır.

***

Alemlerin Rabbı Allah'a hamd olsun. Salât ve selâm, Seyyid'ül-mürseline, onun pak olan âl ve ashabının hepsine..

***

Şefkat ve re'fet yollu gönderilen sahife-i kerimenin mazmununu mütalâa ile mesrur ve mübtehiç oldum.

O mektubunda yazıyorsun ki:

— Halleri arz etmek, ancak hallerin husul bulması takdirine göredir..

Ey Mahdum,

Hallerin husul bulmasından murad, halleri hal eden Yüce Zat ile irtibat ve alâkadır. Bu alâka peyda olduktan sonra, hallerin husul bulmamasının bir zararı yoktur.

Yine yazıyorsun ki:

— Ben sizin için çok tohum ektim. Bunu huzurda söylemiştiniz.

Ey Mahdum.

Durum budur. Ancak, meyvelerin husulü, uzun zamanın geçmesine ve vakitlerin ilerlemesine bağlıdır. Hayatta iken de olabilir; vefattan sonra da.. Bunun için sevin; amma acele etme..

***

Bu arada, Mevlâna Muhammed Salih'in makalesini yazmışsın. Mevlâna Muhammed Salih hazır değil ki, ondan muradı ne ise anlaşılsın. Ona bir itirazımız yoktur. Lâkin o hayırdır; hatıra başka bir şey gelmiyor.

***

Yazdığına göre, sudur eden kötü edepten bahsediyorsun. Bunun merakın olmasın; ihlâs sahiplerinin ufak hataları affolunmuş. Bu bakımdan, hatıra toz konmasın.

***

Bu arada halinin araştırılmasını ve bundan bahsedilmesini istiyorsun. Sübhan Allah'a hamd ve şükürler olsun. Sen illetsiz olarak, evvelden evvel makbullerdensin.

***

Yine yazıyorsun ki:

— Zikir telkini için, meşayih çocuklarından iki kişi hazırdır.

Ey Mahdum,

Bütün işlerde istihare etmek, sünnettir ve uğurludur. Ancak, istihare ettikten sonra; uykuda, rüyada veya ayıkta, o fiilin yapılması veya terk edilmesi babında bir şeyin açıktan anlatılması icab etmez. İstihare ettikten sonra, kalbe meyil etmelidir. Taleb edilen şeye karşı kalbde bir meyil ve ikbal varsa., yani: İlkten daha fazla., o işi yapmaya delildir. Şayet meyil ve ikbal önceki gibi görülürse., bu durumda dahi bir engel yoktur. Taa, ikbal tarafında bir ziyadelik anlaşılıncaya kadar, istihare tekrar edilir. İstiharenin sonu yediye kadardır. Bu istiharelerin sonunda bir noksan durum anlaşılırsa., o zaman, bu işte bir engelleme olduğu anlaşılmış olur. Bu durumda, istiharenin tekrarında yine bir beis yoktur. Hatta istiharenin tekrarı uygun ve yerinde olur. Hem de bütün hallerde.. Böyle yapmak, bir işin yapılması ve yapılmaması için ihtiyat tedbiridir.

***

El-mebdeü vel-maad, adlı risalede:

— Ruhtan mükteseb cesed..

Beyanında yazılan ibarenin manasını sormuşsun.

Ey Mahdum,

Bu cisimler için münasip işlere, ruhun mübaşeret etmesi; ancak ruhtan iktisab edilen bu ceset vasıtası iledir. Büyük zatların ruhaniyetinden sadir olan imdadlar dahi bu kabildendir. Allah onların sırlarının kudsiyetini artırsın. Yani: Cisimlere uygun düştüğü şekilde.. Mesela: Düşmanları helak ve dostlara yardım gibi.. Bunlar çeşitli şekillerde ve değişik yerlere göre olabilir..

***

Bu arada, zulmet fitnesinden eman talebi sudur etmiştir.

Allah-ü Taâlâ, seni, hatta o bulunduğun yeri bu zulmet şerrin mahfuz tutmuştur. Bunun için, gönlü hoş tutarak, o Yüce Muhaddes zata teveccüh ediniz. Ümid ediyoruz ki: Bu mahfuz tutulma işi, muvakkat değildir. Çünkü:

— «Gerçekten Rabbın, mağfireti bol Zat'tır.» (53 32)

Manası vardır. Ancak, o diyar ehline nasihat gereklidir. Yararlı hallerini, Müslümanlara karşı hayır arzularını değiştirmekten onları sakındırmak lâzımdır. Bu manada Allah-ü Taâlâ, şöyle buyurdu:

— «Bir kavim, kendi özlerindeki güzelliği değiştirip bozmadıkça, Allah onları bozmaz..» (13/11)

Vesselam..