257.Mektup

e-Posta Yazdır PDF

257. MEKTUP

MEVZUU : İcmal yollu tarikat beyanı yapılmaktadır.

***

NOT : İMAMI RABBANİ Hz. bu mektubu. Mir Nu'man'a yazmıştır.

***

Allah'a hamd olsun. Salât ve selâm. Allah'ın resulüne.. Hepinize dualarım vardır.

***

Şeyh Ahmed Fermelî ile gönderilen mektup ulaştı. Onun gelmesi ile çokça ferahlık oldu.

Tarikat beyanını yazdığım risaleyi taleb ediyorsun. Allah'ın tevfikı ile onu beyaza çektiğim zaman yollarım; halen müsvedde halindeler.

Şimdi icmal yollu tarikatın beyanında bazı fıkralar yazacağım. Onlar, icmal yollu olacaktır; akıl kulağı ile dinlemek gerek..

***

Ey Seyyid,

Bizim tercih ettiğimiz bu tarikatın ilk seyri, âlem-i emirden sayılan, kalbden başlar.

Kalbden sonra seyir, ruh mertebelerine düşer. Ki bu: Kalbin fevkindedir.

Ruhtan sonra bu muamele sırra geçer ki: Ruhun da yukarısındadır.

İşbu hal, hafide ve ahfada böylece devam edip gider.

Anlatılan bu beş letaifin menzilleri aşıldıktan ve onların her biri ile alâkalı ilimler, maarif dahi aynı şekilde hâsıl olduktan, bu beş letaiften her birine mahsus olan haller ve vecidlerle tek tek taHakkuk ettikten sonra., işte o zaman seyir: Bu beş letaifin, âlem-i kebirdeki asıllarına geçer. Zira her ne varsa âlem-i sagirde, onun aslı âlem-i kebirdedir.

Âlem-i sağirden murad: insandır.

Âlem-i kebirden murad ise., sair kâinattır.

Bu beş letaif asıllarının seyrine, önce arştan başlanır. Bu Arş-ı Mecid'dir ki: Kalbin aslıdır. Bunun üstünde, ruh-i insaninin aslı vardır. Onun üstünde, sırrın aslı vardır. Onun üstünde, hafinin aslı vardır. Onun üstünde dahi, ahfanın aslı vardır.

Âlem-i kebirden sayılan bu beş asıl olan seyir tafsilâtı ile yapıldıktan ve iş son noktaya geldikten sonra; imkân dairesinin seyri tamamlanmış olur. Fena menzillerinden bir menzile ayak basılır.

Bundan sonra, bir tarakki hâsıl olursa., o zaman seyir: Yüce Sultan Allah'ın esma ve sıfatlarının gölgesinde devam eder. Bu gölgeler vacib ile imkân arasında berzahlara benzerler ve âlem-i kebirdeki beş aslın dahi asılları gibidir.

Bu gölgelerde dahi, anlatılan tertib üzere, teferruatta seyir olur.

Allah'ın fazlı ile, bu çok olan gölgelerde dahi seyir tamam olup son noktaya gelirse., o zaman, Yüce Sultan Vacib Zat'ın isimlerinde ve sıfatlarında seyre başlanır.

Bu durumda, isim ve sıfatların tecellisi; şuun ve itibarların zuhuru vaki olur. Bunların olması ile, âlem-i emre ait beş latifenin muamelesi tamamlanır; Hakkı eda edilir.

Üstte anlatılanlar olduktan sonra, Allah'ın fazlı ile terakki hâsıl olursa., muamele nefsin itmanına kalır. Sülûk makamlarının nihayeti olan rıza makamı bulunur.

İşbu son makamda, sine şerhi olur ve İslâm'ın hakikati ile müşerref olunur.

Bu makamda elde edilen kemalâta nazaran, âlem-i emre dair kemalâtın hükmü; umman denize göre bir katra hükmündedir.

Burada anlatılan kemalâtın hepsi zahir ismi ile alâkalıdır. Batın ismi ile alâkalı kemalât, bundan başkadır. Zira, onun gizlilik ve saklılıkla münasebeti vardır. (Yani: Yazılıp anlatılması zordur.)

Anlatılan iki mübarek isimlerin kemalâtmın tamamı hâsıl olduktan sonra; salik için iki kanat müyesser olur. Yani uçuş için.. Zira, mukaddes âleme onların Kuvveti ile uçacaktır. Ve., kıyas harici terakkiler, onun için hâsıl olur.

Anlatılan muamelenin tafsili, müsveddeler halindedir. Pek Reşid Oğlum, onları biraraya getirmek için, ciddi çalışıyor.

Bir kere olsun; tek başına senin buraya gelmen gerek.. Ama kolayı varsa.. Şu şartla ki: Makamını boş bırakmayasın. Ta ki: Muamele zay olmaya..

Buraya gelirken, yerine cemaatın uyacağı daha kıdemli birini bırak ki. kendisine uyulsun.

Sonra., bu tarafa teveccüh et.. Zira bilinmez: Bir başka zaman, böyle bir fırsat olur mu yoksa olmaz mı?.

Vesselam..