KENDİLERİYLE ABDEST VE GUSÜL CAİZ OLMAYAN SULAR

e-Posta Yazdır PDF

343 Müsta'mel (Kullanılmış) suyun hadesten taharet ve gusül için tekrar kullanılması caiz değildir.(194) Ulema müsta'mel suyun temiz olup-olmadığı hususunda ihtilâf etmiştir. İmam-ı Muhammed (rh.a) "O temizdir" buyurmuş ve bu kavil İmam-ı Azam'dan (rh.a) da rivayet, edilmiştir. Muhıyt'te de böyledir. Kendisi ile hades giderilmiş olan Allahû Teâla (cc)'ya kurbet kasdı ile kullanılmış bulunan su, sahih olan rivayete göre "Ma-i Müstamel'dir."(195) Molla Hüsrev: "Müsta'mel su temizdir. Fakat temizleyici değildir. Fetva da bunun üzerinedir"(196) hükmünü zikretmektedir.

 344 Her ne kadar toprak karışmış olsa da, suyu galib durumda olan sel suyu ile abdest almak caizdir. Fakat eğer çamur gibi katı kıvama ulaşsa sel suyu ile abdest almak caiz olmaz.(197) Suyun içerisine boya veya mazı atıldığı zaman, eğer onunla yazı yazıldığı vakit, kâğıt üzerinde iz bırakırsa abdest almak caiz olmaz. Zira özelliğini yitirmiştir.

 345 Hadesten taharet (Abdest almak ve gusül etmek) meyveden sıkılan su ile caiz olmaz.(198) Zira gerek ağaçtan, gerekse mevyeden sıkılarak elde edilen su "Ma-i Mutlak" değildir. Karpuz suyu, hıyar suyu, gül suyu, sirke, süt ve üzüm suyu gibi (İster içilsin, ister içilmesin) akıcı olan şeylerle abdest alınmaz. Feteva-ı Kadıhan'da da böyledir. Akıtmakla özelliklerini kaybeden ve tabiatı değişen su ile de abdest alınmaz. 


  ARTIK SULARLA İLGİLİ MESELELER


346 Önce "Artık" kelimesi üzerinde duralım. Artığın arapçası "Sü'r"dür. Sü'r; su içenin kapta veya havuzda bıraktığı kısımdır. Sonra bu kelime yiyecek vesaire artıklarına da istiare edilmiştir. Sü'rün cemi "es'ar" gelir. Kamusun ifadesine göre sü'r; mutlak bakiye, kalıntı manasında hakikattir.(199) İnsanın ve eti yenen hayvanın artığı (ağızları temiz olmak şartıyla) temizdir.(200) Esah olan kavle göre at'ın da artığı temizdir.

 347 Kedinin, pislik karıştıran tavuğun, devenin ve sığır'ın artıkları, yılan ve fare gibi evde yaşayan canlıların artıkları mekruhtur.(201) Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Kedi yabani hayvandır"(202) Hadis-i Şerifinden murad, hükmü beyandır. Yoksa hilkatini veya sûretini beyan değildir. Nitekim bir başka Hadis-i Şerif'te:  "Kedi pis değildir. O sizin etrafınızda çok dönüp dolaşandır"(203) buyurulmuştur. İmam-ı Merginani: "Kedinin necis olma hali, aramızda dönüp-dolaşan bir hayvan olması sebebiyle düşmüş, mekruh olma hali ise baki kalmıştır"(204) hükmünü zikretmektedir. Evlerde yaşayan kanlı hayvanların tamamı (fare, yılan, yırtıcı kuş, tavuk vs..) aynı hükme tabidir. Yani bunların artıkları mekruhtur.

 348 Katır ve merkep gibi hayvanların artıkların pis veya temiz olduğu hususunda şüphe edilmiştir.(205) Bu sebeble bunların artıklarına "Meşkuk" denir. İbn-i Abidin: "Ehl-î eşeğin artığı şüphelidir. Fakat yaban eşeğinin (Vahşi eşek) eti yenir; artığında şüphe ve kerahat yoktur."(206) hükmünü zikretmektedir.

 349 Köpeğin, domuzun ve diğer yırtıcı hayvanların artıkları necistir.(207) Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Su kabı, köpeğin yalamasından dolayı üç defa yıkanır"(208) Hadis-i Şerifini esas alan Hanefi fûkahası: "Köpek su içerken onun dili suya temas eder, fakat çoğu zaman kaba temas etmez. Durum böyle olunca, madem ki su kabı necis hale geliyor, o halde suyun (arta kalan) necis olması daha evlâdır"(209) hükmünde ittifak etmiştir. Domuz'un necis olduğu da kat'i haberlerle sabittir. Dolayısıyla onun artığı da necistir.