Sen ve gül
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1224
İnsan, güle benzer; gülse insana!..
*
İnsanların çoğu, diken doludur; Isparta gülü gibi... İnsanların çoğu, az katmerlidir; Isparta gülü gibi... İnsanların çoğu, pembe çiçeklidir; Isparta gülü gibi...
İnsan, güle benzer yani;
Gülün insana benzediği kadar!
*
Bırakıp Gideceğiz
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1746
Bir gün... Belki de dünyayı en çok sevdiğimiz bir gün...
"Sonsuz bir davet" alacağız.
Kalbimiz yanımızda...
Kalıp adına ne varsa... burada bırakıp gideceğiz.
O zaman şunu diyeceğiz kim bilir: "Þöyle keyifli keyifli kaç nefes alabildim? Ne de geçici imiş dünya! Böyle birdenbire mi bitecekti her şey? 'Hızlının hızlısı bir yer'in adı mıymış o geçici hayat?"
Duyguların dengesi
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1499
KENDİ DOÐDUÐU yer, her insana, başka her yerden başka bir güzel gelir. Kendi çocuğu, başka bütün çocuklardan daha sevimli. Bilmem, başkalarının çocuklarını kendi çocuğundan daha güzel ve daha sevimli bulan kimse var mıdır? Herşey ve her insan, bize olan yakınlığı nisbetinde apayrı bir kıymet kazanır gözümüzde.Allah’ın, içinde doğup büyüdüğümüz ortama ünsiyet edelim, sila-i rahmi koruyalım, beraber olalım diye verdiği bir duygudur bu.
Elma düşürmek
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1191
Ve bir an...
Çocuk yüzlü bir elma ile elma yanaklı bir çocuk görür biri birini...
Bu bir an;
Karar, verilmiştir artık!..
*
Kalın bir gövdenin iç içe geçmiş dalları arasında ve yüksek bir yerlerdedir elma...
Sevgide cömert, sevgilide cimri
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1076
Kutlum!
Ölü kelebekler çağındayız farkında mısın; çiçeğe ulaşamayan kovanlar dolusu uğultularda yakmadayız kanatlarımızı?!.. Yüreğimizi dinamitleyen iştahlarımızdan kurtulmaya mecalimiz kalmadı benlik düşüncelerimizin agoralarında. Kişnemesinden güneşin doğduğu atlarımızı yoksulluğun kırlarına yaylımlara saldık; bigâne bulutlar sarıldı yaralarımıza. Kimsesiz tören alanlarındaki heykeller kadar yalnızlaştık ve vitrinlerin ışıklı odalarında unutulmuş ölülere döndük, donduk kaldık.
Uçaktan düşmek...
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1561
Aslında bu konu çok önemli…Zaten bu kadar kolayca anlaşılabilecek bir konunun neden tartışıldığını bile anlamıyorum.
Bunun önemini anlamamış olanlar; acaba anlamadıkları için mi inat ediyorlar, yoksa bir defa bile dinlemeyi/anlamayı denemedikleri için mi anlamıyorlar?
……………
Uçak havalanırken içinde bulunacak… Ve pistte durmadan içinden atlamayacaksın.
Sonbahar serinliği
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1253
Yazın Bitiş hüznü sonbahar serinliğiyle seyreliyor… Yaz yakıcılığıyla kış arasına sıkışmış sönük renkli mevsim, soluksuz kalmış yaprakları savuruyor… Sarı renklerin çıtırtısı kaçınılmaz kışı çağrıştırıyor…Sarı mevsim soluklanıyor sönen saatlerin, yiten yazın ardından…
Nar tanem, nur tanem; kum tanem...
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1815
Milyarlarca yıl sonra, bir vasıta ulaştı Ay yüzüne.Ve bir avuç kum alıp, getirdi dünyamıza...
.....
Bu bir avuç kumun, hangi zamanda ve içinde bulundukları çölün neresinden alınacağını bilmiyordu o koca gezegendeki her bir kum tanesi... Bir avuç kum tanesinin her biri bir avucun içindeydiler işte ve bir avuç kum ile birlikte yükseliyorlardı zeminden...
"Kes!"im zamanı
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1117
Daha önce de olmuştu bu. Bilen biliyor ne olduğunu. Dinin özünü özümsemek yerine hiç olmayacak, hiç kimsenin işine gelmeyecek detaylarda dini “yabancılaştırmak.” Gerçeği benimsemenin serinliğine razı olmak yerine, ipe sapa gelmez, tahrik edici, iç gıcıklayıcı polemiklerle çelik çomak oynamak. Sözü sadede getirmek yerine, kıyıdan köşeden ayartıcı magazinler toplamak, safi zihinleri lafazanlıklarla boğmak.
Ey Oruç, Tut Beni
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1488
Hoş geldin ey suskun sevgilim;
Tut sözünü; sus. Mühürle dudağımı, sesimi tut, lâl eyle çığlıklarımı. Nahoş avazların uçurumlarından çek dilimi. Yalanların kuyularından çekip çıkar nefeslerimi. Göklü söz ağaçlarının bengisuyuna kat hecelerimi.
Hoş geldin ey yüzü gamzelim;
Bütün iyi dilekler ve selamlardan sonra...