Fıkıh Köşesi
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ VE SİGORTA AKDİ
- Ayrıntılar
- Kategori: Fıkıh Köşesi
- Gösterim: 3298
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ VE SİGORTA AKDİ
Soru: "Bütün devletlerin, kendilerine mahsus sosyal güvenlik sistemleri vardır. Konuları birbirinden farklı olan resmi veya özel sigorta şirketleri faaliyet göstermektedir. (...) Türkiye'de, 'mezarda emeklilik' meselesi tartışılmaktadır. Hükümet sözcüleri; başta SSK olmak üzere, sosyal güvenlik sisteminin iflas etmek üzere olduğunu iddia etmektedirler. (...) Bir sohbette bu konu açıldı ve değişik tezler ileri sürüldü. İslam fıkhında sosyal güvenliğin olup olmadığı üzerinde duruldu. Bazı arkadaşlar, zekat ibadetinin sosyal güvenliği sağladığını iddia ettiler. Zekata müstehak olan sekiz sınıfın, güvenliğe ihtiyaç duyan sınıflar olduğunu belirttiler. Aksini savunan arkadaşlar da oldu. Mevcut sigorta kanunları, değişik açılardan tartışıldı. (...) SSK, Emekli Sandığı veya Bağ-Kur sigortasının hükmü nedir? Çalışan her insanın, bu kuruluşlardan birisiyle mutlaka ilişkisi vardır. (...) Trafik Sigortası yaptıran kimsenin; kazaya veya kadere iman etmediğini iddia edebilir miyiz?" diyorsunuz
CEVAP: Önce kısaca sigorta kavramı üzerinde duralım. Meydana gelmesi mümkün olan bir zararın karşılanmasını veya menfaat sağlanmasını, belirli prim karşılığında taahhüd eden şirkete, sigorta şirketi denir. Sigortanın mahiyetini dikkate alırsak, kumardan farklı olduğunu söyleyebiliriz. Zira kumarda, muhtemel büyük bir kazancı elde edebilmek için, bazı riskleri göze alma hadisesi ön plandadır. Gerçi her ikisi de meçhule dayanma açısından, birbirine benzemektedir. Fakat aralarında bazı farklar vardır. Sigorta şirketi, bazı şartların tahakkuku halinde caiz olabilir. Kumar ise haram kılınmıştır. Bu sebeble, konuya öncelikle "güvenlik" açısından bakmakta fayda vardır. Daru'l İslam'da her ferd; herhangi bir prim ödemeden sosyal güvenlik sistemine dahil edilir. Resul-i Ekrem (sav)'in, "Herhangi bir mü'min ölürken borç bırakırsa, onu ödemek bana aittir. Eğer mal bırakırsa o veresesinindir"
Kaynaklar
(1) Sahih-i Müslim-İst: 1401, Çağrı Yay., C: 2, Sh: 1237-1238, K. Feraiz: 4, Had. No: 13; ayrıca Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecridi Sarih Tercemesi ve Şerhi-Ank: 1974, C: 7, Sh: 71.
(2) İmam-ı Merginani-El Hidaye Şerhu Bidayetü'l Mübtedi-Kahire: 1956, C: 2, Sh: 156; ayrıca İmam-ı Kasani-El Bedaiu's Senai-C: 4, Sh: 41 vd.
(3) Molla Hüsrev-Düreru'l Hükkam-İst: 1307, C: 2, Sh: 198.
(4) Geniş bilgi için: İbn-i Abidin-Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar-İst: 1983, C: 9, Sh: 24 vd.
(5) Nureddin El Azizi-Şerhu Camiu's Sağir-Kahire: 1324, C: 2, Sh: 294; ayrıca El Acluni-Keşfu'l Hefa-Beyrut: 1351, Had. No: 1393