8- Ölüden bir şey beklemek, Evliyânın rûhları hâzırdır demek şirk imiş.

8- Ölüden bir şey beklemek, Evliyânın rûhları hâzırdır demek şirk imiş.

8 - (Feth-ul-mecîd) kitabının yüzaltmışsekizinci ve üçyüzelliüçüncü sayfalarında: (Allahü teâlâ ile kulları arasında birini vâsıta yapmak, ondan birşey istemek, sözbirliği ile küfür olur. İbni Kayyım, ölüden birşey istemek, ondan Allahü teâlâ katında şefaat etmesini dilemek, büyük şirktir, dedi. Hanefî kitaplarından Fetâvâ-yı Bezzâziyye, ervâhı meşâyih hazırdır diyen kâfir olur demektedir. [Fetâvâ-yı Bezzâziyyenin yazarı İbnülbezzâz Muhammed Kerderî 827 [m. 1424] de vefât etti.] Meyyitte his ve hareket olmadığı, âyetlerden ve hadislerden anlaşılmaktadır) diyor.

Yetmişinci sayfasında, (Ukâşe, Cennete hesapsız girmesi için Resûlullahdan duâ istedi. Bu da, diriden duâ istemek câiz olduğunu göstermektedir. Fakat gâibden ve ölüden duâ istemek şirktir) demektedir.

Resûlullahın duâsı kabûl olduğu gibi, Onun yolunda, izinde bulunanların da, duâları kabûl olur. Kendisi de, üçyüzseksenbirinci sayfada, İmâm-ı Ahmedin ve Müslimin, Ebû Hüreyreden bildirdikleri hadis-i şerifte, (Saçları dağınık ve kapılardan kovulan öyle kimseler vardır ki, bir şey için yemin etseler, Allahü teâlâ onları doğrulamak için, o şeyi yaratır) buyurulduğunu, yazmaktadır. Allahü teâlâ, sevdiği kullarını yalancı çıkarmamak için, yemin ettikleri şeyleri bile yaratınca, duâlarını elbette kabûl buyurur. Allahü teâlâ, Mümin sûresinin altmışıncı âyetinde meâlen, (Bana duâ ediniz! Duânızı kabûl ederim) buyuruyor. Duâların kabûl olması için şartlar vardır. Bu şartları taşıyan duâ elbet kabûl olur. Herkes bu şartları bir araya getiremediği için, duâları kabûl olmıyor. Bu şartları yaptıklarına güvendiğimiz Âlimlerin, Velîlerin duâ etmeleri için, onlara yalvarmak, niçin şirk olsun? Biz, Allahü teâlâ, sevdiklerinin ruhlarına işittirir. Onların hâtırı için, istenileni yaratır diyoruz. Allahü teâlâ için hayvan kesiyor ve Kur'an-ı kerim okuyoruz. Sevabını meyyitin ruhuna gönderip ondan şefaat, yardım istiyoruz. Ölü için ibâdet eden elbet müşrik olur. Allahü teâlâ için ibâdet edip, sevabını ölüye bağışlıyan müşrik olmaz ve hiç suçlu olmaz. Bunları, arabça (Minhat-ül-vehbiyye) kitabı da çok güzel bildiriyor. Oradan türkçeye tercüme ederek yirmidördüncü maddede bildirdik. Hz. Meryemin ve Esyed bin Hudayrın ve Ebû Müslim Abdüllah Havlânînin kerâmetlerini, kendisi de yazmaktadır. [Abdüllah-ı Havlânî 62 de Şâmda vefât etti.] Evliyânın ruhlarından yardım isteriz. Çünkü, Allahü teâlânın sevdiği kullarının ruhları, diri iken de, öldükten sonra da, Allahü teâlânın verdiği kuvvet ile ve izni ile, dirilere yardım ederler. Böyle inanarak Evliyâdan yardım istemek, Allahü teâlâdan başkasına tapınmak olmaz. Ondan istemek olur.

Vehhâbî kitabının (Allâme) ismini verdiği ve yazılarını kendilerine senet olarak kullandığı İbni Kayyım-ı Cevziyye 751 [m. 1350] de vefât etti. Bunun (Kitap-ür-ruh)da, (Bir kimse, bir kabri ziyâret edince, kabirde bulunan meyyit, ziyâret edeni bilir. Onun sesini işitir. Onunla ferahlanır. Onun selâmına cevap verir. Bu hâl, yalnız şehitlere mahsûs değildir. Başkaları için de böyledir. Belli bir zamana mahsûs da değildir. Her zaman böyledir) dediği, (El-Besâir)in yirmiikinci sayfasında yazılıdır. Vehhâbînin yukarıdaki yazısı kendi Allâmelerinin bu sözüne ters düşmektedir. (El-besâir li-münkir-ittevessül-i bi-ehlil mekâbir) kitabı Pâkistânda ve 1980 de İstanbulda bastırılmıştır.

Telif Hakkı © 2020 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla!, GNU Genel Kamu Lisansı altında dağıtılan özgür bir yazılımdır.