Fıkıh Köşesi
CEMAATLER ARASI YARDIMLAŞMA
- Ayrıntılar
- Kategori: Fıkıh Köşesi
- Gösterim: 2769
CEMAATLER ARASI YARDIMLAŞMA
Soru: "Günümüzde İslam'a hizmet ettiğini iddia eden tasavvufi meşrepler ve değişik cemaatler vardır. Bunların hedefi aynıdır. Hangisine sorsanız: "Biz sırat-ı müstakiym üzerindeyiz" diyeceklerdir.(...) Allahu Teala (cc), Müslümanların iyilik ve takva hususunda birbirleriyle yardımlaşmalarını farz kılmıştır. Şehrimizdeki dini cemaatlerin birbirleriyle yardımlaşmadıklarını söyleyebilirim. (...) Bazı dini cemaatlerin, ihlası ön plana çıkarmaları ve bunu kendilerine tahsis etmeleri ne derecede doğrudur? Kimin muhlis, kimin mürai olduğuna kim karar verebilir?"
CEVAP: Mü'minlerin itidal üzere olmaları vaciptir. Resul-i Ekrem (sav)'in: "Sevdiğini ölçülü sev, bir gün kızdığın birisi olabilir. Kızdığına da ölçülü kız, bir gün gelir sevdiğin birisi olabilir"
Kaynaklar
Riyanın aslı şudur: Hayırlı işlerde ve ibadetlerde Allahu Teala (cc)'nın rızasını bir kenara bırakıp, insanların kalplerinde mevkii sahibi olmayı arzulamaktır. Zıddı ise ihlastır. Bir kimsenin muhlis ve muhsin olduğunu, Allahu Teala (cc)'dan başka hiç kimse bilemez. İmam-ı Hamevi, "Şerhu'l Eşbah" isimli eserinde: "İhlas; insan ile Allahu Teala (cc) arasındaki bir sırdır. Ona melek muttali olamaz ki, yazsın. Şeytan vakıf olamaz ki, şaşırtsın" diyerek, bu inceliğe dikkati çekmiştir. Meselenin özü budur. Birbirimize dua edelim.
(1) Sünen-i Tirmizi, İst. 1401, K. Birr: 60.
(2) Molla Hüsrev, Düreri'l Hükkam, İst. 1307, C. 1, Sh. 171.
(3) İbn-i Abidin, Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar, İst. 1982, C.1, Sh. 41.
(4) Sahih-i Müslim, İst. 1401, K.İmare:43, Hd. No:152 (1905).