ANNE RAHMİNDE ÇOCUĞUN MİRASI

e-Posta Yazdır PDF

1966  Mûrisin (ölen kimsenin) hayatta olan vârisleriyle birlikte; bir de anne rahminde çocuğu bulunursa, onun erkek veya kız olduğu kesinlikle bilinemediğinden, onun için (Rahimdeki çocuk) belirli bir mal alıkonur. Daha açık bir ifade ile; ferâiz hesabı, hem erkek, hem kız için ayrı ayrı yapılır. Hangisi daha fazla ise, o miktarda mal bırakılır. Ancak erkek veya kız olması; onun hissesine herhangi bir şekilde etki etmiyorsa (Farz olan hisse gibi) mesele yoktur!.. Eğer çocuk ölü doğarsa; ayrılan mal diğer vârislere taksim olunur. Ortadan kaybolup; ölü veya diri olduğu kesinlikle bilinmeyen vârise "Mefkûd" denilir. Ferâiz hesabı yapılırken bunun; ölü veya diri oluşu dikkate alınarak, iki ayrı hesab yapılır.
1967 Bilindiği gibi Ferâiz ilminin hedefi; Allahû Teâla (cc)'nın tâyin etmiş olduğu hakları, hak sahiplerine teslim etmektir. Hiç kimse şahsi kanaat ve zanlarına dayanarak; yeni bir hak icad edemez!.. Ancak hak sahipleri aralarında şer'i hududlara riâyet ederek "Sulh" (Anlaşma) yapabilirler. Nitekim Hz. Abdurrahman b. Avf (ra) hasta yatağında iken zevcelerinden birisini boşamıştı!.. Bu zevce iddet beklerken Hz. Abdurrahman b. Avf vefat etti!.. Hz. Osman (ra) diğer üç zevcesiyle birlikte, iddet bekleyeni de mirasçı yaptı. Ancak diğer vârisler; iddet bekleyen bu kadınla sulh yaparak, belirli bir mal verdiler. Vârislerden birinin veya bir-kaçının terikeden muayyen miktar mal alarak, (mirastan çekilmesi için) diğer vârislerle sulh olmasına Tehârüç denir.(118)